Riske yönelik hayat sigortacılığında bankaların önemi

Riske yönelik hayat sigortacılığı ürünlerinin satışında geleneksel dağıtım kanallarının yanı sıra alternatif dağıtım kanallarının da önemi artıyor.

Bankalarla dağıtım kanalı anlaşmaları gerçekleştiren bireysel emeklilik şirketleri, bu yolla hayat sigortası ürünlerini müşterilerine sunuyor. Hayat sigortacılığında gerçekleştirilen, banka dağıtım kanalını içine alan pazarlama ve dağıtım kanalı stratejileri, bireysel emeklilik ürünleri dışında bankaların kaza ve hayat sigortalarının dağıtımında ne kadar aktif olacağı konusunda bireysel emeklilik şirketlerinin görüşlerini aldık

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu

"Bankaların hayat sigortası dağıtımında daha da aktif rol almaya devam edeceğini düşünüyoruz"

Ülkemiz dünya ortalamalarıyla kıyaslandığında hayat sigortacılığı anlamında oldukça düşük bir penetrasyon seviyesine sahip. Örneğin; 2009 yılı kişi başına düşen hayat sigortası prim üretimine bakıldığında, ülkemizde 15,3 dolar olan prim üretimi, dünya ortalamasında 345,3 dolar seviyesinde. Kişi başı prim üretiminin Afrika ortalamalarında dahi 32,3 dolar olduğu dikkate alındığında, ülkemizde hayat sigortalarının önünde alınacak çok yol olduğu ve büyük bir potansiyele sahip olduğu görülebilir. Ülkemizde hayat sigortalarında özellikle son üç yılda bankaların bankacılık ürünleriyle bağlantılı hayat ve işsizlik sigortalarına ağırlık vermeye başlamasıyla bir canlanma gözlemleniyor. 2010 yılında yaklaşık 2 milyar TL'nin aşılacağını öngördüğümüz hayat sigortası prim üretiminin yaklaşık yüzde 71'i bankacılık ürünleriyle bağlantılı satılan ürünlerden oluşuyor. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda artarak devam etmesini bekliyoruz. Bu doğrultuda dağıtım kanalımız içinde yer alan bankalar aracılığıyla bireysel krediler, kredi kartları ve benzeri ürünlerle bağlantılı hayat sigortası ürünlerimizin pazarlanması konusundaki yoğun çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Bankalar açısından yüksek komisyon geliri anlamı taşıyan hayat ve işsizlik sigortası ürünlerimizin düşen faiz ortamı da göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki dönemde önemini daha da artıracağını öngörüyoruz. Dolayısıyla bankaların hayat sigortası dağıtımında daha da aktif rol almaya devam edeceğini düşünüyoruz. Şirketimizin banka kanalıyla pazarladığı hayat sigortası ürünlerinde ağırlığı bireysel krediler ve kredi kartıyla bağlantılı satılan ürünler oluşturuyor. Ancak buna ek olarak, bireysel emeklilik ürünleriyle paket haline getirilmiş veya bağımsız olarak satılan hayat sigortası ürünlerimiz de bankalar aracılığıyla satılıyor. Kredi borçlarının vefat ve işsizlik riskine karşı teminat altına alınmasının hem müşteri hem de banka açısından faydalarını daha iyi anlatmaya yönelik tanıtım çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Buna ek olarak, müşteri ihtiyacına en uygun ürünü, en düşük maliyet ve operasyonel anlamda en efektif yöntemle sunabilme konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Haberin devamını Banka&Sigorta dergisinin şubat sayısında bulabilirsiniz.



TEB Yatırım Merkezi Direktörü Atilla Esen
"Seçimler öncesinde anketler, sonrasında ise seçim sonuçlarının değerlendirmeleri piyasalar açısından ana belirleyici olacaktır" Yeni yıla maalesef artan siyasi risk algılaması ile giren piyasalar yerel seçimler sonuçlanana kadar, hatta Ağustos ayında  gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçim süreci de  netleşene kadar bu algıyı üzerinden atacakmış gibi görünmüyor. Yurtdışı tarafın ise kısmen daha sakin olması bir miktar dengelenme
Piramit Menkul Değerler Araştırma Müdürü Belgin Maviş
"2014 yılı geneli, 2009-2013 dönemindeki bol para döneminden normalleşme denen döneme geçiş yılıdır diyebiliriz" Ara seçim olmasına rağmen siyasi tansiyonda ani yükselmeler ve gelişmelere paralel olarak dışarda FED'in yaptığı son ataklar Mart ayının öne çıkan gelişmeleri oldu. TCMB faiz artırımı sonrasında dolar içerde hız keserken faizlerde yüzde 12 tavanı zorlayan yükselişler
Garanti Portföy Yatırım Analisti Yavuz Dilidüzgün
"Özellikle faiz artırımı sonrasında banka karlarına gelen aşağı revizyonlar, banka hisse senetlerinin güç kaybetmesine neden oldu" Küresel piyasalar ile başlayacak olursak ABD tarafında kış mevsiminin son 30 yılın en sert kışının yaşanmasıyla birlikte makroekonomik gerçekleşmelerde bozulma olduğu gözlemlendi. PMI verilerinde fazla bir bozulma olmazken, reel verilerde ise
Akportföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler
"Türkiye'nin de aralarında bulunduğu yüksek dış finansman açığı bulunan ülkeler sermaye akımı çekmekte zorlanıyor" Mevcut global konjonktürü ele aldığımızda, 2013 ortasından itibaren bir hayli dalgalı bir görünüm sergilemiş olan gelişen ülke para birimlerinde baskının sürdüğünü görüyoruz. TCMB'nin sıkılaştırıcı sinyaller içeren son para politikası kararı ve olumlu jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yukarı yönde tepki veren TL'de
TEB Yatırım Merkezi Direktörü Atilla Esen
"Yurt içinde, enflasyon ve kur seviyeleri ile sıkılaştırma politikalarının etkileri belirleyici olmaya devam ediyor" FED'in varlık alımı azaltımına ilişkin süreci, ekim ayında ötelemesine neden olan ABD borç tavanı ve bütçe sorunu, gelişmekte olan piyasaların bu riski en azından gelecek bir-iki ay daha göz ardı edebilmesine neden oldu. Aynı dönemde, görevi 2014'de sona erecek ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke'nin yerine