Tamamlayıcı sağlık sigortası reformu başlıyor

Türkiye'de SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kapsamında bulunan 64 milyon 88 bin kişi kısa bir süre önce uygulamaya giren tamamlayıcı sağlık sigortaları alanında büyük bir potansiyel oluşturuyor. Tamamlayıcı sağlık sigortalarının özel sağlık sigortalarına etkisi konusunda görüşlerine başvurduğumuz sigorta şirketi yöneticileri, bu potansiyelin sektörü büyüteceği ve hareketlilik kazandıracağı ancak özel sağlık sigortalarının alt yapısının henüz tamamlanmadığı fikrinde bir araya geliyor

SGK tarafından kapsama alınmayan, kapsam dahiline alınmış olsa bile kısmen karşılanan sağlık harcamalarının oluşması durumunda veya kişilerin daha yüksek standartlarda sağlık hizmeti almayı talep etmeleri halinde sosyal güvencelerine ek olarak satın alabilecekleri tamamlayıcı sağlık sigortası, kısa bir süre önce sınırlı sayıda şirket tarafından uygulanmaya başladı. Kuruma geri ödemelerdeki uygulama farklılıklarının kaldırılarak, yaşanan sıkıntıların çözümlenmesini tasarlayan tamamlayıcı sağlık sigortalarına sektörün büyük ilgi gösterileceği tahmin ediliyor.

Özel hastanelerden Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla fark ödeyerek faydalanmak isteyen herkes tamamlayıcı sağlık sigortalarından yararlanabiliyor. Ödenecek olan fark ise tamamlayıcı sağlık sigortalarının teminatları kapsamında karşılanıyor. Böylece sağlık kurumlarının üzerinde sigorta şirketlerinin yapamadığı etkili bir denetim mekanizması oluşturulması planlanıyor. Devletin vatandaşlarına sunduğu sağlık hizmetlerinin üzerine ilave teminat ve imkanlar sunan tamamlayıcı sağlık sigortasının avantajlarından biri de; hastaların veya hasta yakınlarının zor ve sıkıntılı anlarında tedavi gördükleri hastane ile aralarında bir para alışverişinin olmayacak olması.

Sektör tamamlayıcı sağlık sigortası alanındaki çalışmalarına hız kazandırdı

SGK'nın 2011 yılsonu verilerine göre Türkiye'de 74 milyon 724 bin kişi mevcut. Bu rakamın Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında bulunan 64 milyon 88 bini Türkiye nüfusunun yüzde 86'sını oluşturuyor. Bu oran, tamamlayıcı sağlık sigortalarının Türkiye'deki sağlık sigortacılığı sektörüne yapabileceği etkinin büyüklüğünü de gözler önüne seriyor.

Kısa bir süre önce uygulanmaya başlayan tamamlayıcı sağlık sigortasının önündeki engelleri kaldırmak amacıyla bir genelge yayımlandı ve sigorta şirketlerinin çoğu hizmet alabilecekleri hastaneleri belirleme konusunda çalışmalara başladı. Ancak bazı sigorta şirketleri tamamlayıcı sağlık sigortalarının önündeki engellerin yasal düzenlemelerle sağlamlaştırılması gerektiğini bazıları da hala yerli yerine oturamamış bir konumda olduğunu ileri sürüyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortasını özel sağlık sigortasından ayıran farklar ve avantajları

Prim tutarlarının özel sağlık sigortalarına oranla daha düşük olması, tamamlayıcı sağlık sigortalarının daha geniş bir kitle tarafından tercih edilmesine imkan sunuyor. Mevcut sağlık ürünlerine düşük gelir seviyesi nedeniyle erişim zorluğu bulunan müşteri segmentleri, yaş ve risk gruplarına göre farklı fiyat alternatifleriyle özel hastanelerden yararlanabiliyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortalarının özel hastanelerdeki sağlık hizmetinin kalitesini artıracak olması, sağlık hizmeti alan kişilerin doktor ve hastane seçme konusundaki alternatifleri çoğaltması da sistemin diğer avantajları arasında sayılıyor.

Kamu ve özel sağlık sigortası sektörü birbirini tamamlıyor

Yüksek prim oranları nedeniyle Türkiye'de beklenildiği kadar yaygınlaşamayan özel sağlık sigortalarının erişemediği hedef kitleye tamamlayıcı sağlık sigortaları aracılığıyla ulaşılması planlanıyor. SGK kapsamında bulunan herkes potansiyel birer müşteri niteliğinde. Bu potansiyele ulaşarak özel sağlık sigortacılığındaki müşteri sayısı ile prim üretimini artırmayı amaçlayan tamamlayıcı sağlık  sigortalarının, sağlık sigortacılığına da hareketlilik kazandırması bekleniyor. Tamamlayıcı sağlık sigortalarının SGK'nın yaygınlığı nedeniyle Türkiye'de büyük bir potansiyel taşıdığı görüşünde bir araya gelen sigorta şirketleri, sektörün içinde yer alan asistans şirketleri ve sağlık hizmet sunucuları gibi grupların da hacim olarak büyüyeceğine inanıyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortalarının yaygınlaşabilmesi için ihtiyaç farklılıklarına göre özellikler içeren planlarla ve toplumun farklı gelir düzeyine sahip müşteri segmentlerine göre çeşitlilik gösteren fiyatlarla sunulması gerektiğini düşünen sigorta şirketleri, bunun gerçekleşmesi durumda sektörün büyüyeceğini öngörüyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortalarının, devlet hastanelerindeki yığılmayı önlemesi sebebiyle sigorta sektörünün yanı sıra kamuya da önemli ölçüde fayda sağlayacağı düşünülüyor.  Özel hastanelere olan ilginin artması, kamu hastanelerindeki doktor başına düşen hasta sayısının azalmasına neden olacağı için daha kaliteli sağlık hizmeti verilmesine olanak sağlayacak.

Uygulamada sigorta şirketlerine düşen rol

Kamu ve özel sağlık sigortası sektörünün birbirini tamamladığı ve birbirlerine önemli noktalarda fayda sağladığı bir sistem olan tamamlayıcı sağlık sigortaları, her iki taraf içinde hem birtakım kolaylıkları hem de zorlukları beraberinde getiriyor. Sigorta şirketlerine göre tamamlayıcı sağlık sigortalarının yaygınlaşabilmesi için, kamu ve özel sağlık kuruluşları yazılım ve alt yapı konusunda ortak bir çalışma yürütmeli, anlaşmalı network ağını genişletmeli, bilgilendirici tanıtım ve reklam çalışmalarına ağırlık kazandırılmalı.

 

Haberin devamını Best dergisinin ocak sayısında bulabilirsiniz

 


Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 2015 yılı performansı
2015 yılının sonunda Bireysel Emeklilik Sistemi’nde katılımcı sayısı 6 milyon 4 bin kişi oldu. Sistemin toplam fon büyüklüğü önceki yılın aynı dönemine göre %22,51 oranında artarak 42 milyar 625 milyon TL’ye yükseldi. Yılsonu itibarıyla sistemden emekli olmaya hak kazanan katılımcı sayısı 27 bin 387 olarak görüldü Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) 25.12.2015 tarihli verilerine göre 2015 yılı sonunda sisteme 911 bin 281 kişi katıldı. Sistemin toplam katılımcı sayısı önceki yılın aynı dönemine göre %17,89 oranında artarak 6 milyon 4 bin kişiye yükseldi. Yılsonunda sitemin toplam fon büyüklüğü önceki yıla oranla yüzde 22,51 oranında artarak 42 milyar 625 milyon TL olarak ortaya çıktı. Sistemden emekli olmaya hak kazanan katılımcı sayısı önceki yılın aynı döneminde 15 bin 350 kişi iken bu yılsonunda 27 bin 387’ye yükseldi.
Dağıtım kanalları stratejileri müşteriye ulaşmada kilit noktayı oluşturuyor
2015 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla hayat dışı branşlarda acentelerin payı yüzde 66, hayat branşında bankasürans payı yüzde 79,6 ile göz dolduruyor. Bu dönemde toplam prim üretiminin ise yüzde 58,9’una acenteler; yüzde 22,6’sına bankalar; yüzde 10,9’una brokerlar ve yüzde 6,2’sine merkez dağıtım kanalı hakim durumda Sigorta sektöründe dağıtım kanalları; acenteler, bankalar, brokerlar, call centerlar ve internet olarak ayrılırken sektörde acente hakimiyeti önceki yıllarda olduğu gibi devam ediyor.  Bununla birlikte teknoloji ve tüketici tercihlerinin değişmesi paralelinde sektör alternatif dağıtım kanallarına da yöneliyor.
Sigorta sektörü acentelerin operasyonel yüklerini azaltmak için atılımlar gerçekleştirecek
Acente eğitimlerinin ve buluşmalarının devam edeceğini belirten sigorta sektörü, geleceğe yatırım için acentelerin çapraz satışa önem vermesini tavsiye ediyor. Acentelerin çekimser olduğu branşlar için destek ekiplerinin oluşturulduğu, 2016 yılında altyapı çalışmaları ve mobilite üzerine yatırımlar yapılarak operasyonel süreçlerin daha da iyileştirileceği ön planda yer alıyor Müşteri ilişkileri ve bireylere en yakın temas birimi olması nedeniyle acente kanalı önemini koruyor. Sigorta şirketi yetkilileri 2016 yılında acentelerden etkin iletişimlerini güçlendirmeleri amacıyla müşteri odaklılık kavramını geliştirmelerini ve eğitime hem kendileri hem de personelleri için önem vermelerini bekliyor.