Image

''Şirketlerin sürdürülebilir kârlılık ve rekabet ortamında en önemli değişim stratejisi, risk yöneten kurumlar olma yetkinliğini geliştirmeleridir.''

Emaa Sigorta olarak, önleyici sigortacılığın şirketlerin sürdürülebilir rekabet gücünü destekleyen, risklerin gerçekleşmeden önce yönetilmesini esas alan yeni sigortacılık anlayışının temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz.


Günümüzde önleyici sigortacılık kavramı her geçen gün önemini artırıyor ve özellikle şirketlerin sürdürülebilir rekabet gücünü koruması ile hasar maliyetlerini düşürmesi açısından şirket stratejilerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Kurumsal tarafta, yangın risk analiz raporları ile iş sağlığı ve güvenliğini destekleyen öneri ve raporların hayata geçirilmesi sayesinde önleyici sigortacılık uygulamalarında bireysel tarafa kıyasla daha fazla ilerleme kaydedilmiş durumda.

Bireysel tarafta ise başta araç sürüş davranışları olmak üzere, primleri etkileyen unsurlar kapsamında sigortalılarımızın kazaya karışma oranlarını azaltmaya yönelik sürüş davranışı analizleri, araçların güncel durumunun takibi, bakım teşvikleri gibi uygulamalar yapay zekâ destekli olarak iş modellerimizde mutlaka yer alacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde otomotiv üreticilerinin kaza önlemeye yönelik araç fonksiyonlarını geliştirmesiyle birlikte, sigorta şirketleriyle oluşturulacak iş birliklerinin hem prim hem de hasar sonuçlarını olumlu yönde etkileyecek ve birbirini destekleyen bir yapı oluşturacağına inanıyoruz. Benzer çalışmaların sağlık ve konut sigortalarında da yaygınlaşması, risk oluşmadan önce önlem alınmasına yönelik iş modellerinin gelişmesinde önemli rol oynayacaktır.

“Bireysel sigortalarda teknoloji kullanımı henüz yeterince gelişmedi”

Kurumsal sigortalarda ve özellikle yangın branşında, iş yeri ve KOBİ ölçeğinde hazırlanan yangın risk raporları ile coğrafi konum etkilerini de içeren risk analizleri sigortalılar nezdinde olumlu etki yaratmaktadır. Yangın risk raporlarında yer alan önerilerin sigortalılar tarafından dikkate alındığını ve bu doğrultuda önerilen iyileştirmelerin büyük ölçüde hayata geçirildiğini tespit etmekteyiz.

Bireysel sigortalarda ise özellikle kaza branşında teknolojik imkânlardan yararlanma konusunda henüz başlangıç aşamasında olduğumuzu kabul etmeliyiz. Ancak önümüzdeki dönemde internet bağlantılı araçların yaygınlaşması, sigortalıların veri paylaşımına olan yaklaşımının olumlu yönde gelişmesi ve bunun sigorta primlerine yansımasıyla birlikte bu uygulamaların daha etkin hale geleceğini düşünüyoruz.

Bununla birlikte, bu yaklaşımın sigortalılar nezdindeki kabul düzeyi konusunda bugün itibarıyla genel bir değerlendirme yapabilecek yeterli sonuçlara henüz sahip değiliz.

Şirketlerin sürdürülebilir kârlılık ve rekabet ortamında en önemli değişim stratejisi, risk yöneten kurumlar olma yetkinliğini geliştirmeleridir. Risk oluşmadan önce alınacak önlemler hem sigortalılar hem de şirketler açısından daha etkin sonuçlar doğuracaktır. Ancak bu dönüşümün hızı; teknoloji yatırımları, düzenlemeler, müşteri kabulü ve rekabet gibi birçok faktöre bağlı olacaktır.

Gelir modeli açısından geçmiş istatistiklerin yanı sıra gerçek zamanlı verilerin kullanımı daha fazla önem kazanacaktır. Fiyatlama daha dinamik ve kişiselleştirilmiş bir yapıya dönüşürken, müşteriyle temas sıklığı da artacaktır.

Şirketlerin, hasar maliyetlerini azaltma potansiyeli, müşteri bağlılığını artırma imkânı ve rekabette farklılaşma fırsatı sunan bu yeni yaklaşımı güçlü şekilde sahipleneceğine inanıyoruz.