''Mevcut hasar inceleme süreçlerimizin bugün için önemli bir kontrol mekanizması sunduğunu düşünüyoruz. Ancak sentetik belge, manipüle edilmiş görsel ve kimlik taklidi gibi yeni nesil riskler, mevcut kontrollerin sürekli güncellenmesini zorunlu kılıyor.''
Üretken yapay zekânın sigorta suistimallerini artırabileceği açık. Ancak Şeker Sigorta olarak biz bu konuyu yalnızca yeni bir tehdit olarak görmüyoruz. Asıl önemli olan, hızla gelişen bu teknolojiyi doğru şekilde anlamak, iş süreçlerimize kontrollü biçimde entegre etmek ve aynı teknolojiden suistimallerin tespitinde de yararlanmaktır.
Bugün bir hasar fotoğrafını değiştirmek, sahte fatura ya da belge üretmek ve gerçekte yaşanmamış bir olayı inandırıcı biçimde sunmak geçmişe göre çok daha kolay. Özellikle kasko, konut, sağlık ve seyahat branşlarında dijital ortamdan iletilen görsel ve belgelerin kontrolü daha kritik hâle geliyor. Hasarın ilk ihbarı, uzaktan ekspertiz, evrak inceleme ve hızlı ödeme süreçleri bu açıdan daha yakından takip edilmesi gereken alanlar arasında yer alıyor.
Buradaki risk yalnızca tamamen sahte bir dosya oluşturulması değil; gerçek bir hasarın olduğundan büyük gösterilmesi, aynı belgenin farklı dosyalarda kullanılması veya kimlik bilgilerinin taklit edilmesi de mümkün. Biz bu risklere karşı teknolojiden uzaklaşmayı değil, teknolojiyi daha doğru kullanmayı hedefliyoruz. Görsel, belge, poliçe ve hasar geçmişinin birlikte analiz edilmesiyle şüpheli işlemlerin daha erken tespit edilebileceğine inanıyoruz. Amacımız, yapay zekâyı insan kararının yerine koymak değil; ekiplerimizin değerlendirme gücünü artıran güvenilir bir destek aracı hâline getirmektir.
Böylece gerçek hasar sahiplerinin süreçlerini yavaşlatmadan ilerletirken, şirket kaynaklarını koruyan ve daha sağlıklı sonuçlar üreten dengeli, sürdürülebilir bir yapı kurabiliriz.
Şeker Sigorta olarak yapay zekâ kaynaklı suistimal risklerini, yalnızca belirli bir teknoloji yatırımıyla çözülebilecek bir konu olarak değerlendirmiyoruz. Bu alanın; güçlü bir yazılım altyapısı, sağlıklı veri, doğru iş akışları ve uzman değerlendirmesinin birlikte çalışmasını gerektirdiğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda son iki yıldır şirketimizin teknolojik altyapısını ve iş yapış biçimlerini yenilediğimiz kapsamlı bir yazılım ve dönüşüm programı yürütüyoruz.
Yeni yapıya geçiş sürecimizi büyük ölçüde tamamladık. Şu anda temel önceliğimiz, oluşan veri yapısını daha etkin kullanmak, manuel kontrolleri azaltmak ve uygun süreçlerde otomasyon imkânlarını artırmak. Yapay zekâdan yararlandığımız alanlar bulunmakla birlikte, bu teknolojiyi kontrollü ve ihtiyaç odaklı biçimde süreçlerimize dahil etmeyi tercih ediyoruz.
Mevcut hasar inceleme süreçlerimizin bugün için önemli bir kontrol mekanizması sunduğunu düşünüyoruz. Ancak sentetik belge, manipüle edilmiş görsel ve kimlik taklidi gibi yeni nesil riskler, mevcut kontrollerin sürekli güncellenmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle hasar verilerinin karşılaştırılması, olağan dışı işlem hareketlerinin izlenmesi, belge tutarlılığının kontrolü ve uzman incelemesinin güçlendirilmesi üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşımımız, hızlı ancak kontrolsüz bir teknoloji kullanımı yerine; veri kalitesini, mevzuata uyumu ve insan denetimini koruyan kademeli bir gelişim modeli oluşturmak.
Yapay zekâ, sigorta sektöründe hem yeni riskler hem de yeni ihtiyaçlar ortaya çıkarıyor. Bu dönüşüm aynı zamanda müşterilerimizi ve şirketimizi daha güçlü hâle getirecek bir gelişim alanı. Siber risklere yönelik ürünlerimiz, kart koruma çözümlerimiz ve dijital güvenliği destekleyen teminatlarımız bu yaklaşımın bir parçası.
Dünyada veri analitiği, otomatik kontrol sistemleri, kimlik ve belge doğrulama çözümleri daha fazla öne çıkıyor. Bununla birlikte insan kontrolünün korunması, kararların izlenebilir olması ve kullanılan teknolojinin güvenli şekilde yönetilmesi de büyük önem taşıyor.
Türkiye’de ise teknoloji yatırımlarının yanında sektör içi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Güvenli veri paylaşımı, ortak risk göstergeleri ve güncel bir düzenleyici çerçeve öncelikli başlıklar olmalı. Özellikle şirketler, kamu kurumları ve sektör kuruluşları arasında kurulacak ortak çalışma zemini, yeni risklere daha hızlı ve etkili cevap verilmesini sağlayacaktır.
Bizim yaklaşımımız; teknolojiyi insan deneyimi, güçlü veri altyapısı ve sağlıklı denetim mekanizmalarıyla birlikte kullanmak ve müşteri güvenini korumaktır.
















