ÖZEL RÖPORTAJ: Sosyal Sorumluluk Projelerimizde Kalıcı Sosyal Etkiye Odaklanıyoruz
ANADOLU SİGORTA KURUMSAL İLETİŞİM, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE AFET YÖNETİMİ KOORDİNATÖRÜ BERNA SEMİZ ERGÜNTAN
Anadolu Sigorta, uzun yıllardır eğitimden çevreye, kültür-sanattan toplumsal dayanışmaya kadar farklı alanlarda sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Kurumsal sosyal sorumluluğu şirket kültürünüzün ayrılmaz bir parçası haline getiren temel motivasyon ve itici güç nedir?
Anadolu Sigorta olarak sosyal sorumluluğu şirketimizin faaliyetlerinden farklı bir alan değil, kurumsal kimliğimizin ve iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi olmanın beraberinde getirdiği sorumluluğun bilinciyle yaklaşık bir asırdır bireylerin, işletmelerin ve ülkemizin geleceğini güvence altına almak için çalışıyoruz. Bu nedenle toplumsal fayda üretmek, bizim için yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda kuruluş misyonumuzun temel unsurlarından biri. Hepimizin bildiği gibi sigortacılığın özünde riskleri azaltmak, bireylerin ve toplumun dayanıklılığını artırmak bulunuyor. Biz de bu anlayışı yalnızca poliçelerimizle değil, sosyal sorumluluk projelerimiz aracılığıyla da hayata geçiriyoruz. Eğitime erişimin güçlendirilmesi, doğanın korunması, afetlere karşı hazırlığın artırılması ve yardıma muhtaç hayvanların korunması gibi alanlarda yürüttüğümüz çalışmaların tamamında bu yaklaşımın izlerini görmek mümkün. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızı kısa vadeli kampanyalar olarak değil, uzun soluklu ve sürdürülebilir sosyal yatırım programları olarak tasarlıyoruz. Çünkü gerçek etki yaratmanın ancak süreklilikle mümkün olduğuna inanıyoruz. Ormanın Gözleri, Anadolu Sigorta Kütüphaneleri ve Kurtaran Araç gibi projelerimizin ortak paydası sürdürülebilirlik. Her biri belirli ihtiyaca odaklanıyor, ölçülebilir sonuçlar üretiyor ve yıllar içinde gelişerek etkisini büyütmeye devam ediyor. Bugün sosyal sorumluluk anlayışımızı şekillendiren temel motivasyon, faaliyet gösterdiğimiz toplumun gelişimine katkı sunmak ve gelecek nesillere daha güvenli, daha sürdürülebilir bir yaşam bırakmak. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projeleri, toplumsal ihtiyaçlara uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretme yaklaşımımızın bir yansıması olarak görüyoruz. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın ikinci yüzyılına taşımayı hedeflediği en önemli değerlerden biri olmaya devam edecek.
Günümüzde sosyal sorumluluk projeleri birçok şirketin gündeminde yer alıyor. Sizce Anadolu Sigorta'yı bu alanda farklılaştıran yaklaşım nedir? Şirket olarak sosyal etki yaratma konusunda hangi yönlerinizle ön plana çıktığınızı düşünüyorsunuz?
Bence bizi farklılaştıran en önemli unsur, sosyal sorumluluk çalışmalarımızı kurum stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele almamız. Bir projeyi yalnızca görünürlük sağlamak veya belirli dönemlerde gündem oluşturmak amacıyla hayata geçirmiyoruz. Toplumsal ihtiyaçları analiz ederek, uzman paydaşlarla iş birliği yaparak ve uzun vadeli sonuçlar üretmeyi hedefleyerek hareket ediyoruz.
Anadolu Sigorta Kütüphaneleri bunun önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan “Nitelikli Eğitim” hedefimiz doğrultusunda 2023 yılında hayata geçirdiğimiz Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projesi kapsamında, Hatay’da açılan 10 yeni kütüphane ile İstanbul, Mardin, Şanlıurfa, Eskişehir ve Hatay’da toplam 38 okulda kütüphane kurduk. Proje kapsamında çocuklarla buluşturulan kitap sayısı 52 bine yaklaşırken, ulaştığımız öğrenci sayısı da 20 bine yaklaştı. Burada amacımız yalnızca fiziksel bir alan oluşturmak değil; çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına, bilgiye erişimin güçlenmesine ve eğitim fırsatlarının gelişmesine destek olmak.
Çevre alanında yürüttüğümüz Ormanın Gözleri projesi ise teknolojinin toplumsal fayda için nasıl kullanılabileceğini gösteren güçlü bir örnek. İklim krizi etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde, doğal varlıklarımızın korunmasına katkı sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle 2022 yılında “Ormanın Gözleri” projesini hayata geçirdik. Orman yangınlarının önlenmesine, erken tespit edilmesine ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlamayı amaçlayan proje kapsamında yapay zekâ destekli insansız gözetleme kulelerimiz devreye alındı. Adana, Çanakkale, Muğla, Antalya, İstanbul, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin, Kastamonu, Denizli ve Bilecik’te kurulan yeni nesil kulelerle projemiz her geçen yıl büyüyerek Türkiye'nin farklı bölgelerine yayıldı. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla proje kapsamında devreye alınan 18 yapay zekâ destekli gözetleme kulesi ve 2 gözetleme sistemi ile yaklaşık 980 bin hektarlık alanın izlenmesine katkı sağlandı. Bu sistemler sayesinde bugüne kadar 310 yangının büyümeden kontrol altına alınmasına destek olundu. Yıl sonunda tamamlanacak yeni yatırımlarla birlikte toplam 20 kule ve 2 gözetleme sistemiyle yaklaşık 1,2 milyon hektarlık alanın gözetlenmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Sokak hayvanlarına destek olan Kurtaran Araç projemiz de toplumsal faydaya bütüncül yaklaşımımızı yansıtıyor. Anadolu Sigorta’nın Kurtaran Ev Derneği iş birliğinde hayata geçirdiği taşınabilir klinik projesi ‘Kurtaran Araç’, sokak hayvanlarının bakımı ve tedavisi için 29 Ocak 2024 tarihinden bu yana hizmet veriyor. Bu projeyle, öncelikli olarak afet dönemlerinde kullanılan Kurtaran Araç ile, sokak hayvanlarının yaşam koşulları iyileştiriliyor ve böylece toplum sağlığına katkıda bulunuluyor. Hemogram, biyokimya, ultrason, röntgen ve operasyon odası gibi bir klinikte bulunması gereken birçok ileri seviye ekipmanla donatılan Kurtaran Araç’ta sokak hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonu için gönüllü veteriner hekimler de görev alıyor. Anadolu Sigorta’nın, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde ‘’Karasal Yaşam’’ hedefine katkı sağlanması amacıyla hayata geçirilen Kurtaran Araç’ta 2024 yılında 500’den fazla sokak hayvanının röntgen, hemogram ve biyokimya testleri ile ilk muayeneleri gerçekleştirildi. 2025 yılından bugüne afetler de dahil 5905 adet sokak hayvanına Kurtaran Aracımız ile yardım ettik. Dolayısıyla Anadolu Sigorta’yı farklılaştıran unsur; sosyal sorumluluk projelerini birbirinden bağımsız faaliyetler olarak değil, toplumun farklı ihtiyaç alanlarına bütüncül yanıt veren sürdürülebilir sosyal yatırım programları olarak kurgulaması.
Kurumsal sosyal sorumluluk yatırımlarınızı planlarken hangi kriterleri dikkate alıyorsunuz? Desteklenecek alanları ve projeleri belirlerken toplumsal ihtiyaç analizleri, paydaş beklentileri ve sürdürülebilirlik hedefleri arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Kurumsal sosyal sorumluluk yatırımlarımızı planlarken öncelikle toplumsal ihtiyaçları ve ülkemizin öncelikli gündemini dikkate alıyoruz. Eğitim, çevre, afetlere hazırlık, toplumsal dayanıklılık ve kapsayıcılık gibi alanlar bu nedenle öncelikli çalışma başlıklarımız arasında yer alıyor. Bunun yanında projelerimizin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olmasına önem veriyoruz. Özellikle Nitelikli Eğitim, İklim Eylemi, Karasal Yaşam ve Eşitsizliklerin Azaltılması gibi amaçlarla doğrudan ilişki kuran projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Paydaş beklentileri de bizim için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin, acentelerimizin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel toplulukların görüşlerini dikkate alıyoruz. Ancak karar verirken yalnızca mevcut beklentilere değil, gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara da odaklanıyoruz.
Bir diğer önemli kriterimiz ise sürdürülebilirlik. Bir projenin uzun yıllar boyunca devam edebilecek, ölçülebilir sonuçlar üretebilecek ve genişleyebilecek yapıda olması gerekiyor. Bu nedenle kısa süreli etki yaratan faaliyetlerden çok, kalıcı dönüşüm sağlayabilecek projelere yatırım yapmayı tercih ediyoruz.
Örneğin kütüphane projemizde yalnızca kitap bağışı yapmakla yetinmiyor, öğrencilerin eğitim hayatlarına uzun vadeli katkı sağlayacak yaşam alanları oluşturuyoruz. Ormanın Gözleri’nde ise yalnızca yangınlarla mücadele etmiyor, doğal varlıkların korunmasına yönelik teknolojik bir altyapının gelişmesine katkı sunuyoruz. Bu yaklaşım sayesinde toplumsal ihtiyaçlar, paydaş beklentileri ve sürdürülebilirlik hedefleri arasında dengeli ve etkili bir yapı kurabiliyoruz.
Sosyal sorumluluk çalışmalarında başarıyı nasıl ölçüyorsunuz? Bir projenin Anadolu Sigorta açısından gerçekten değer yarattığını ve amacına ulaştığını hangi göstergeler üzerinden değerlendiriyorsunuz?
Sosyal sorumluluk projelerinde başarıyı yalnızca erişim veya görünürlük rakamlarıyla değerlendirmiyoruz. Bizim için asıl önemli olan, yaratılan sosyal etkinin kalıcı olup olmadığı ve hedeflenen dönüşümün gerçekleşip gerçekleşmediği. Bu nedenle her projede nicel ve nitel göstergeleri birlikte kullanıyoruz. Ulaşılan kişi sayısı, kurulan altyapılar, eğitimlerden yararlanan bireyler, korunan alanlar gibi somut veriler önemli olmakla birlikte, davranış değişikliği ve toplumsal farkındalık gibi etkileri de izlemeye çalışıyoruz.
Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projesinde ulaşılan öğrenci sayısı ve çocuklarla buluşturduğumuz kitap sayısı önemli göstergeler arasında yer alıyor. Ancak bunun yanında öğrencilerin kütüphaneleri kullanım sıklığı, okuma alışkanlıklarına katkısı ve eğitim ortamlarında yarattığı değişim de bizim için büyük önem taşıyor. Ormanın Gözleri projesinde ise korunan alan büyüklüğü, erken tespit edilen yangın sayısı ve müdahale sürelerine sağlanan katkı gibi göstergeleri takip ediyoruz. Çünkü burada temel hedefimiz doğal yaşamın korunmasına somut katkı sağlamak.
Ayrıca projelerimizin bağımsız platformlar ve sektör organizasyonları tarafından ödüllendirilmesi de doğru yönde ilerlediğimizi gösteren önemli göstergelerden biri. Ancak bizim için en değerli başarı ölçütü, projelerin insanların hayatlarında gerçek ve kalıcı bir fark yaratabilmesi.
Sigortacılık sektörü, toplumun risklere karşı dayanıklılığını artırma misyonu taşıyor. Bu perspektiften baktığınızda, sosyal sorumluluk projelerinizin sigortacılığın temel amacıyla nasıl bir bağ kurduğunu düşünüyorsunuz?
Aslında yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerinin birçoğu sigortacılığın temel amacıyla doğrudan bağlantılı. Sigortacılık yalnızca hasar meydana geldikten sonra devreye giren bir sistem değil; aynı zamanda riskleri azaltmayı, kayıpları önlemeyi ve toplumun dayanıklılığını artırmayı amaçlayan bir yapı.
Ormanın Gözleri projemiz bunun en somut örneklerinden biri. Yangınları erken tespit ederek olası kayıpların önüne geçmeye çalışıyoruz. Bu yaklaşım, sigortacılığın risk önleme ve zarar azaltma anlayışıyla birebir örtüşüyor.
Eğitim alanındaki çalışmalarımız da benzer şekilde toplumsal dayanıklılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Daha iyi eğitim olanaklarına sahip bireylerin ekonomik ve sosyal açıdan daha güçlü bir gelecek kurabileceğine inanıyoruz.
Kurtaran Araç projemiz ise yaşamın korunmasına yönelik yaklaşımımızın bir yansıması. Çünkü sigortacılık özünde yaşamı, emeği ve geleceği korumaya dayanıyor.
Bu nedenle sosyal sorumluluk çalışmalarımızı şirketimizin temel faaliyet alanından ayrı düşünmüyoruz. Tam tersine, sigortacılığın koruma ve güvence sağlama misyonunun toplumun farklı alanlarındaki yansımaları olarak görüyoruz.
İklim krizi, afetler, finansal okuryazarlık ve toplumsal kapsayıcılık gibi konular önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacak. Anadolu Sigorta'nın sosyal sorumluluk gündeminde önümüzdeki yıllarda hangi başlıkların daha fazla ağırlık kazanmasını bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği ve afetlere hazırlık konularının daha da kritik hale geleceğini düşünüyoruz. Özellikle orman yangınları, aşırı hava olayları ve doğal afetler hem ülkemizde hem de dünyada daha sık gündeme geliyor. Bu nedenle çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması öncelikli çalışma alanlarımız arasında olmaya devam edecek. Bunun yanında eğitim alanındaki yatırımlarımızı sürdürmeyi planlıyoruz. Özellikle çocukların bilgiye erişimini destekleyen, fırsat eşitliğini güçlendiren ve geleceğin yetkinliklerini geliştiren projeler önemini koruyacak.
Geleceğe baktığınızda, Anadolu Sigorta'nın sosyal etki ve sürdürülebilirlik vizyonunda nasıl bir yol haritası bulunuyor? Yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığınız projeler veya odaklanmayı hedeflediğiniz alanlar hakkında neler paylaşabilirsiniz?
Anadolu Sigorta olarak ikinci yüzyılımızda sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir konu olarak değil; ekonomik, sosyal ve yönetişim boyutlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Sosyal etki vizyonumuzun temelinde de bu anlayış bulunuyor.
Önümüzdeki dönemde mevcut projelerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve etkilerini artırmayı hedefliyoruz. Anadolu Sigorta Kütüphaneleri’nin yeni illerde yaygınlaşması, Ormanın Gözleri projemizin yeni bölgeleri kapsaması ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren çalışmaların sürdürülmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Ayrıca teknolojiyi sosyal fayda üretmek için daha etkin kullanabileceğimiz yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik alanında ise TSRS uyumlu raporlama yaklaşımımızla şeffaflığımızı artırmaya, çevresel ve sosyal performansımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz.
Bizim için başarı, yalnızca güçlü finansal sonuçlar elde etmek değil; faaliyet gösterdiğimiz toplumun gelişimine katkı sunmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek anlamına geliyor. Anadolu Sigorta’nın ikinci yüzyılında da sosyal etki ve sürdürülebilirlik odağımızı aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.














