ÖZEL RÖPORTAJ: Insurext Olarak Sigortacılıktaki Kritik Kırılma Noktalarına Çözüm Üretiyoruz
ÖZEL RÖPORTAJ: Insurext Olarak Sigortacılıktaki Kritik Kırılma Noktalarına Çözüm Üretiyoruz

ÖZEL RÖPORTAJ: Insurext Olarak Sigortacılıktaki Kritik Kırılma Noktalarına Çözüm Üretiyoruz

INSUREXT CEO’SU AYŞE SEDA DÜĞMELI

saz2026 Sigorta Aracıları Zirvesi’ne katılımınızın temel motivasyonu neydi? Bu platformu Insurext açısından nasıl konumlandırıyorsunuz?

saz2026, Türkiye’deki sigorta dağıtım ekosisteminin kalbinin attığı, tüm paydaşları bir araya getiren en dinamik platformlardan biri oldu.

Insurext olarak kendimizi sigorta sektörünün dijital dönüşümünde teknoloji katmanı, geleneksel sigortacılık dünyası ile yeni nesil dijital ekosistemler arasındaki “teknolojik bağlayıcı omurga” olarak konumlandırıyoruz. Aracıların yıllar içinde inşa ettiği o güçlü “güven ve danışmanlık” bağını çok iyi biliyoruz; biz de onlara bu gücü dijital evrende katlayarak ölçekleyecekleri esnek otobanları sunmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda temel motivasyonumuz; sigorta aracıları ve acentelerinin dijital dönüşümünü bir “yer değiştirme” veya “alternatif dağıtım kanalı” olarak değil, tam aksine topyekûn bir “birlikte büyüme” fırsatı olarak gördüğümüzü bu platform aracılığıyla sektöre doğrudan göstermekti. Yaptığımız iş; sigortanın yeni nesil dağıtım kanallarına daha kolay entegre edilebilmesini sağlamak; sigorta şirketleri, aracılar ve müşteriler arasında daha hızlı, daha kolay ve daha anlamlı bağlantılar kurulmasına katkı sunmak. Ek olarak bizim için bu tür platformlar sadece Insurext’i anlatma fırsatı değil; aynı zamanda sigorta ekosisteminin ihtiyaçlarını, beklentilerini ve dönüşüm alanlarını doğrudan sektör paydaşlarıyla konuşabilmek açısından da çok değerli.

Sigortacılıkta dijital dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk. Insurext bu dönüşümün hangi kritik noktasına çözüm üretiyor?

Dijital dönüşümün bugüne kadarki yaklaşımı, daha çok kanal bazlı ilerliyordu; acente, web sitesi, çağrı merkezi gibi kanallar birbirinden ayrı temas noktaları olarak yönetiliyordu ve genelde süreçleri dijitalleştirmek üzerine ilerliyordu. Ancak günümüz tüketicisi artık bu kanalları ayrı ayrı düşünmüyor. Müşteri; bir e-ticaret platformunda alışveriş yaparken, bir finans uygulamasında işlem yürütürken veya seyahat bileti alırken sigorta ihtiyacı o pürüzsüz karar anında, doğal olarak doğuyor. Yani asıl dönüşüm, sigortanın müşteriye nasıl ulaştığı ve müşterinin sigorta deneyiminin nasıl değiştiği noktasında gerçekleşiyor.

Insurext tam olarak bu kritik kırılma noktasına çözüm üretiyor. Biz, sigorta şirketlerinin ürünlerini e-ticaretten finteklere, mobiliteden seyahat portallarına kadar her türlü dijital ekosisteme API tabanlı entegrasyonlar, hazır dijital akışlar veya white-label modellerle anında bağlayan bir ağ geçidi görevi üstleniyoruz ve sigortanın müşterinin ihtiyacının oluştuğu ana taşınmasına katkı sağlıyoruz. Çözümümüz; sigortayı harici bir ürün olmaktan çıkarıp, yaşamın dijital akışına görünmez ve pürüzsüz bir konfor altyapısı olarak eklemek. Böylece müşterilerin alışveriş deneyimlerini de bütün bir yolculuğu ihtiyaçların tümünü karşılayarak, süreci kesintisiz hale getirerek, yapay zekanın sağladığı teknolojilerle kişiselleştirerek iyileştirmiş oluyoruz.

Acenteler ve dağıtım kanalları bugün ciddi bir operasyonel yük altında. Sizin teknolojiniz bu yükü nasıl hafifletiyor, somut olarak neyi değiştiriyor?

Acentelerin bugün çok önemli bir rolü var; çünkü müşteriyi tanıyorlar, güven ilişkisi kuruyorlar ve doğru ihtiyacı analiz edebiliyorlar. Ancak artan operasyonel süreçler, farklı sistemler ve değişen müşteri beklentileri bu değerli ilişkinin ölçeklenmesini zorlaştırabiliyor. En büyük operasyonel yükleri; farklı ekranlar arasında kaybolmak, manuel veri girişleri yapmak ve karmaşık teklif toplama süreçleriyle zaman kaybetmektir. Bu da aracıları asıl uzmanlık alanları olan “risk danışmanlığı ve satıştan” koparıp operasyon personeline dönüştürüyor.

Teknolojimiz bu yük için iki noktaya odaklanıyor. Birincisi, operasyonel süreçleri daha kolay ve hızlı hale getirmek. API ve veri odaklı teklifleme modelimiz sayesinde farklı sigorta ürünlerine, teklif süreçlerine ve dijital akışlara tek bir altyapı üzerinden erişimi kolaylaştırıyoruz. Müşterinin işlem yaptığı dijital platformdaki verileri izinli ve güvenli şekilde okuyarak teklifi arka planda otomatik olarak hazırlıyoruz. İkincisi, büyük teknik yatırımlar yapma imkânı olmayan aracılara hazır kod bloklarımızla veya markalarına uyarlanabilir ekranlarla anında dijital birer satış kanalına dönüşme şansı tanıyoruz. Teklif, fiyatlama, poliçeleşme ve ödeme gibi adımları otonom hale getirerek aracıya zamanını geri veriyoruz.

Sizce sigortacılığın “en kırılgan noktası” bugün neresi: müşteri deneyimi mi, veri yönetimi mi, yoksa operasyonel süreçler mi?

Bu üç unsur aslında birbirini besleyen tek bir zincirin halkalarıdır; ancak bugün sigortacılığın en kırılgan noktası, “müşteri deneyiminin zamanlaması ve bağlamı” olduğunu düşünüyorum.

Bugün veri yönetimi ya da operasyonel süreçler sistemlerin arkasında bir şekilde çözülebiliyor. Asıl kırılganlık; dijital tüketicinin hıza alıştığı bir çağda, sigortayı müşterinin ayağına beklemektir. Doğru veriyi anlık olarak yönetemediğiniz ve sigorta teklifini müşterinin tam ihtiyaç duyduğu pürüzsüz anda karşısına çıkaramadığınız her saniye, deneyim zinciri kırılıyor ve müşteri kaybediliyor. Sigortayı “satış sonrası” bir işlem olmaktan çıkarıp “kullanım anında” sunulan bir çözüme dönüştürmek bu kırılganlığı aşmanın tek yoludur.

Çünkü günümüzde müşterinin beklentisi sadece iyi bir ürün değil; hızlı, anlaşılır ve kendisine uygun bir deneyim. Bunun arkasında ise güçlü veri yönetimi ve doğru operasyonel altyapı gerekiyor. Doğru veriyi anlamlandırmadan kişiselleştirilmiş deneyim oluşturmak mümkün değil. Gelecekte başarılı olacak sigorta modellerin; veriyi teknolojiyle işleyen ama bunu müşteri güveni ve insan uzmanlığıyla birleştiren modeller olacağına inanıyorum.

Yeni nesil sigortalı profili hız, şeffaflık ve kişiselleştirme bekliyor. Insurext bu beklentilere nasıl cevap veriyor?

Yeni nesil sigortalının en önemli beklentisi sürtünmesiz bir deneyim. Müşteri farklı kanallar arasında dolaşmak, aynı bilgileri tekrar tekrar vermek veya karmaşık süreçlerle uğraşmak istemiyor. Geleneksel, esnemeyen ve büyük bütçeli yıllık poliçeler yerine kendi yaşam tarzına ve anlık ihtiyaçlarına uyum sağlayan çözümler arıyor.

Insurext olarak bu beklentiye “Mikro ve Dinamik Ürün Mimarisi” ile cevap veriyoruz. Altyapımız sayesinde dijital platformlar üzerinde sunulan seyahat, elektronik cihaz, otomotiv alanlarındaki korumalar, teslimat güvenceleri veya kısa süreli esnek sigorta ürünleri tamamen şeffaf, düşük primli ve tek tıkla satın alınabilir durumda. Müşterinin o an içinde bulunduğu satın alma bağlamını verinin gücüyle saniyeler içinde analiz ederek, tam ihtiyacı olan teminatı doğru bir şekilde önüne getiriyoruz.

Burada önemli olan sadece hızlı teklif almak değil; müşterinin ihtiyacını anlayıp doğru ürünü doğru zamanda doğru fiyatta sunabilmek. Gömülü sigortacılığın temel değerlerinden biri de bu: Sigortayı müşterinin aradığı bir ürün olmaktan çıkarıp, ihtiyacın oluştuğu anda karşısına çıkan doğal bir güvence çözümüne dönüştürmek.

Yapay zekâ ve otomasyon sigortacılıkta süreçleri dönüştürüyor. Sizce bu dönüşüm acenteyi sistemin dışına mı iter, yoksa daha stratejik bir konuma mı taşır?

Ben tam tersine yapay zekâ ve otomasyonun acentelerin değerini daha görünür hale getireceğine inanıyorum. Bu dönüşüm; teknolojinin hızını arkasına alan acenteleri hiç olmadığı kadar stratejik ve merkezi bir konuma taşıyacaktır.

Teknoloji; veri toplama, operasyonel süreçler, teklifleme ve müşteri iletişimi gibi alanlarda hız kazandırabilir. Ancak sigortanın en önemli unsurlarından biri hâlâ güven ve doğru danışmanlık.

Bir acente, müşteri adayı önceliklendirme, yenileme takip, çapraz satış veya portföy sağlığı gibi yapay zeka ajanlarını (AI Agents) arkasına aldığında, rutin operasyon yükünden tamamen sıyrılıyor. Zamanını ve enerjisini tamamen müşteri iletişimine, karmaşık ihtiyaç analizlerine ve stratejik danışmanlığa odaklayabiliyor. Böylece acente daha fazla müşteriye, daha doğru önerilerle ulaşabiliyor. Geleceğin modeli de; sadece soğuk bir teknoloji değil, teknolojinin erişim gücü ile insanın ürettiği güven değerini birleştiren hibrit yapılar olacaktır.

Önümüzdeki 5 yılda sigortacılıkta en büyük kırılmayı hangi teknoloji veya iş modeli yaratacak? Insurext bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?

Bence en büyük kırılmayı “Yapay Zeka”, “Açık Sigortacılık (Open Insurance) ve Parametrik / Abonelik Tabanlı (On-Demand) İş Modelleri” yaratacak. Sigorta, yıllık bir “zorunluluk” algısından tamamen sıyrılıp; akıllı ev sistemlerinin, bağlı araçların ve esnek çalışma modellerinin içerisine milisaniyelik veri akışlarıyla entegre olacak.

Insurext olarak biz de bu geleceğe; sigorta ürünlerinin farklı dijital ekosistemlere kolay entegre edilebildiği, esnek ve ölçeklenebilir bir altyapı oluşturarak, mimarimizi AI-Native ve API-First olarak tasarlayarak hazırlanıyoruz. Sadece bugünün geleneksel poliçelerini dijitalleştirmekle yetinmiyor; geleceğin anlık veri üreten yaşayan ekosistemlerinin, akıllı cihazlarının ve esnek abonelik modellerinin pürüzsüz çalışacağı teknolojik otomasyon katmanını bugünden inşa ediyoruz. Burada önemli olan sadece yeni ürünler, altyapılar geliştirmek değil; bu ürünleri doğru zamanda ve doğru müşteriye ulaştırabilmek ve bunun için de deneyime odaklanıyoruz.

Insurext’in orta ve uzun vadeli hedefleri neler? Önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarda nasıl bir büyüme stratejisi izlemeyi planlıyorsunuz?

Kısa vadede hedefimiz Türkiye’de sigorta ekosisteminde daha fazla dağıtım kanalının dijital sigorta deneyimine erişmesini sağlamak.

Orta vadeli hedefimiz Türkiye’deki e-ticaret, seyahat, perakende, otomotiv ve fintek pazarındaki dijital liderler ile çalışarak Insurext altyapısının standart bir ödeme ve güvence katmanı olarak yer almasını sağlamak; yerel pazardaki penetrasyonumuzu üst seviyeye çıkarmak. Uzun vadeli hedefimiz de Türkiye’de rüştünü ispatlamış, regülasyonlara uyumlu ve esnek teknoloji mimarimizin; özellikle dijital adaptasyonun ve fintek ekosisteminin çok hızlı büyüdüğü pazarlarda yer alması. Amacımız, küresel platformlar ile lokal sigorta taşıyıcıları arasındaki en güçlü teknolojik Insurtech markalarından biri olmak.

Dünyada da gördüğümüz gibi gömülü sigortacılık sınırları aşan bir model. Farklı ülkelerde farklı sektörler öne çıksa da temel ihtiyaç aynı: Sigortayı müşterinin hayatındaki doğru ana taşımak. Biz de bu dönüşümde teknoloji, sigorta bilgisi ve güçlü iş ortaklıklarıyla değer yaratmaya devam etmek istiyoruz.