ÖZEL RÖPORTAJ: Türkiye Sigorta’da Sadece Birlikte Çalışmıyor; Hizmet İçin Aynı Yolda İlerliyoruz
ÖZEL RÖPORTAJ: Türkiye Sigorta’da Sadece Birlikte Çalışmıyor; Hizmet İçin Aynı Yolda İlerliyoruz

ÖZEL RÖPORTAJ: Türkiye Sigorta’da Sadece Birlikte Çalışmıyor; Hizmet İçin Aynı Yolda İlerliyoruz

Türkiye Sigorta Acenteler Satış Genel Müdür Yardımıcısı Mehmet Turgay Özata

Sizi biraz daha yakından tanıyarak başlamak isteriz. Günlük temponuza baktığınızda, sizi iş hayatında en çok motive eden unsurlar nelerdir?

Sigortacılık kariyerime 2005 yılında başladım. Meslekte yaklaşık 21 yılı geride bıraktım. Eğitimim de bu alanda olduğu için mesleğimi bilinçli bir tercih olarak sürdürüyorum.

Türkiye Sigorta olarak faaliyet alanımız gereği satış odaklı bir yapıya sahibiz. Yeni bir iş kazanımı sağlamak, yüksek hacimli üretimler gerçekleştirmek ve dönemsel hedefleri yakalamak önemli motivasyon unsurlarımız arasında yer alıyor. Bununla birlikte, sadece sonuç değil, sürecin yönetimi de bizler için en az sonuç kadar değerli.

Her gün farklı dinamiklerle şekillenen yoğun bir iş temposu söz konusu. Dağıtım kanallarımızla koordineli şekilde yürütülen süreçlerin başarıyla sonuçlanması önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Bu noktada bireysel başarıdan ziyade ekip başarısı ön plana çıkıyor. Sigortacılık, doğası gereği kolektif bir çaba gerektiriyor. Elde edilen başarı da bu ortak emeğin bir yansıması oluyor.

Sigorta sektöründe çalışmanın, sizi bugün olduğunuz profesyonele dönüştüren en önemli katkısı ne oldu?

Üniversiteye ilk başladığımda öğretim görevlilerimizden biri “İnsanın delisi sigortacı, sigortacının delisi de hasarcı olur” demişti. Aslında bu söz yaptığımız işin zorluğunu çok net şekilde gözler önüne seriyor.

Bu sektörde her gün yeni bir problemle karşılaşmak ve çözüm üretmek gerekiyor. Bu durum, hızlı düşünme ve etkin karar alma becerisini zorunlu kılıyor. Zamanında alınmayan kararlar, sürecin başarısını doğrudan etkileyebiliyor.

Ayrıca iş süreçlerinin tek bir kanal üzerinden değil, çoklu dağıtım yapıları üzerinden yürütülmesi; farklı perspektifler geliştirmeyi, çok yönlü düşünmeyi ve esnek hareket etmeyi beraberinde getiriyor. Bu yönüyle sektörün bana kazandırdığı en önemli yetkinliklerden biri, çok boyutlu bakış açısı geliştirebilme becerisi oldu.

Sigortacılık aynı zamanda güçlü bir ilişki yönetimi gerektiriyor. Hem dağıtım kanalları hem de kurum içi ekiplerle eş zamanlı yürütülen süreçlerde doğru iletişim ve koordinasyon kritik önem taşıyor. Bu dengeyi kurabilmenin, mesleğin en değerli kazanımlarından biri olduğu kanaatindeyim.

Yoğun iş temposu dışında sizi dengeleyen bir alışkanlığınız ya da “mental rahatlama” ritüeliniz var mı?

Türkiye Sigorta’da yoğun ve tempolu bir çalışma düzenine sahibiz. Günün büyük bölümü ofis ortamında geçerken, saha faaliyetleri de elbette işin önemli bir parçasını oluşturuyor. Hafta içi zamanımızın büyük ölçüde iş yaşamına ayrıldığı bir yapı söz konusu.

Bu noktada motivasyonu sürdürebilmek için aile desteği belirleyici bir rol oynuyor. İş yaşamındaki aktif tempoyu sürdürülebilir kılmak, ancak güçlü bir aile desteğiyle mümkün olabiliyor. Ben de hafta sonlarını mümkün olduğunca aileme ayırmaya özen gösteriyorum. Özellikle uzun yürüyüşler, hem zihinsel olarak yenilenmemi hem de ailemle kaliteli zaman geçirmemi sağlıyor. Aile yaşamındaki denge ve huzur, iş performansına da doğrudan yansıyor.

Türkiye Sigorta acentelerle iletişimi nasıl konumluyor? Sahadaki bir acente bu yaklaşımı günlük işinde nasıl hissediyor?

Türkiye Sigorta, yaklaşık 10.000 satış kaynağına sahip geniş ölçekli bir şirket. Bu kaynakların 4.100’ünü acente ve brokerlar oluşturuyor. Bu büyüklükte bir organizasyonda iletişim, kritik bir başarı faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Dağıtım kanallarıyla sağlıklı ve sürdürülebilir bir iletişim kurulmadan kalıcı başarı elde etmek mümkün değil. Bu nedenle ölçeğimiz büyük olsa da hantallığa izin vermeyen bir yaklaşımı benimsiyoruz.

Erişilebilirlik en önemli önceliklerimizden biri. Acentelerimizin ve brokerlarımızın ihtiyaç duydukları anda bize ulaşabilmeleri, iş süreçlerinin etkinliği açısından büyük önem taşıyor. Sahada dağıtım kanallarına verilen destek, doğrudan üretim performansına yansıyor.

Büyük bir organizasyonu, çevik ve esnek bir yapı anlayışıyla yönetmeye çalışıyoruz. Tüm dağıtım kanallarına eşit mesafede durmak ve aralarındaki dengeyi korumak temel prensiplerimiz arasında yer alıyor. Bu yapının sürdürülebilirliği ise güçlü iletişimle mümkün oluyor. Biz de bu doğrultuda güçlü iletişimi, güçlü iş birliği ile harmanlamaya devam ediyoruz.

Acentenin portföyünü korumak neden bu kadar önemli? Türkiye Sigorta bu konuda nasıl bir duruş sergiliyor?

Türkiye Sigorta, yüksek üretim kapasitesine sahip bir şirket. Bizler, büyümeyi dağıtım kanallarıyla birlikte gerçekleştirmeyi esas alıyoruz. Bu nedenle acenteler tarafından getirilen işler şirketimiz için büyük değer taşıyor.

Bu noktadaki yaklaşımımız net: Acentelerin portföyüne müdahale etmiyoruz. Sigortacılıkta portföy, o işi kazandıran dağıtım kanalının emeğini temsil eder. Bu anlayış, temel prensiplerimizden biridir.

Dijital kanallar üzerinden yapılan işlemlerde dahi müşterinin yenileme süreçlerini acentesi üzerinden sürdürebilmesine imkân tanıyoruz. Çünkü emeğin korunmasının sektörel sürdürülebilirlik açısından kritik olduğuna inanıyoruz. Portföy sahipliğine ilişkin bu yaklaşım hem iş modelimize hem de sözleşmelerimize açık şekilde yansıyor. Bu duruşumuz bugüne kadar değişmedi, bundan sonra da değişmeyecek.

Sürdürülebilirlik sizin için sadece bir kavram mı, yoksa işin merkezinde mi? Acente satış yapısında bunu nasıl hayata geçiriyorsunuz?

Sürdürülebilirlik, iş modelimizin temelini oluşturuyor. Uzun vadeli değer yaratabilmek hem şirket hem de iş ortakları açısından kritik önem taşıyor. Alınan kararların kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli etkiler gözetilerek şekillendirilmesi gerekiyor.

Türkiye Sigorta, yeni bir yapı olarak algılansa da köklü bir geçmişten gelen güçlü bir portföye sahip bir şirket. Uzun yıllardır bizimle çalışan acenteler ve müşteriler, bu sürdürülebilir yapının en somut göstergesidir.

Sürdürülebilirlik; sadece birlikte çalışmak değil, aynı hedef doğrultusunda ilerleyebilmek ve sigortalının poliçe sürekliliğini sağlayabilmek anlamına geliyor. Sunulan kampanya ve avantajlar da bu sürekliliği destekliyor. Her yıl sıfırdan başlamak yerine mevcut birikimin üzerine inşa ederek ilerlemek gerekiyor. Bu da ancak sürdürülebilir bir yapı ile mümkün.

Son dönemde hayata geçirdiğiniz ESS ürününüz, şirketi klasik sağlık sigortacılığından nasıl ayrıştırdı?

Türkiye Sigorta olarak 2023 yılı itibarıyla sağlık sigortacılığı alanında önemli bir dönüşüm sürecine girdik ve güçlü bir konum elde ettik. Türkiye Sigorta Esnek Sağlık Sigortası (ESS), sigortalının ihtiyaçlarına göre şekillenen yenilikçi bir ürün olarak kurgulandı.

Ürün kapsamı, sigortalı ile dağıtım kanalının birlikte belirlediği esnek bir yapı sunuyor. Bu sayede hem fiyat odaklı hem de kapsam odaklı çözümler üretilebiliyor. ESS, özel sağlık sigortası ile tamamlayıcı sağlık sigortasını bir araya getiren hibrit bir model sunuyor. Standart paketler yerine kişiselleştirilmiş çözümler sunması ise ürünü sektörde ayrıştıran en önemli unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Ürün özelinde, lansman sonrası alınan geri bildirimler oldukça olumlu bir tablo çiziyor. Bu alanda önemli bir büyüme potansiyeli görüyoruz ve dağıtım kanallarımızla birlikte bu büyümeyi sürdürmeyi hedefliyoruz.

Bireysel sigortalılar için erişim ve ödeme kolaylığı neden kritik? Bu kolaylıklar acentelere nasıl yansıyor?

Sigorta ürünlerinde yalnızca fiyat değil, ödeme koşulları da belirleyici bir unsur. Toplu ödeme imkânı bulunmayan durumlarda sigortalılarımıza alternatif çözümler sunmamız gerekiyor.

Bu doğrultuda farklı taksitlendirme ve ödeme seçenekleri sunuyoruz. Amacımız ürünlerimizi yalnızca sunmak değil, aynı zamanda erişilebilir kılmak. Türkiye Sigorta’nın geniş kitlelere ulaşabilmesi, satın alınabilirliği artırmakla mümkün oluyor. Bu nedenle ürünleri sadece raflarda konumlandıran değil, erişilebilir çözümler sunan bir yaklaşım benimsiyoruz.

Özellikle 2025 yılından bu yana bireysel ürünlerde önemli taksit avantajları da sağlıyoruz. Tamamlayıcı sağlık sigortasında sunduğumuz fiyat ve ödeme kolaylıkları bu erişimi destekler nitelikte. İş ortaklarımızla birlikte sigortalılarımızın yanında olmaya, sigortayı erişilebilir kılmaya devam edeceğiz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir mesaj var mıdır?

Sigortacılık dinamik ve sürekli takip gerektiren bir alan. Herkesin her konuya hâkim olması mümkün değil; bu nedenle doğru bilgiye zamanında ulaşmak büyük önem taşıyor.

Sigortanın gerçek değeri hasar anında ortaya çıkar. Bu süreçte tüm paydaşların aynı yaklaşım ve hassasiyetle hareket etmesi gerekir. Bizim için öncelik; doğru ürünü sunmak, doğru satış yapmak ve güçlü ilişkiler kurmaktır.

Sigortacılık, arka planında yoğun emek barındıran bir ekip işidir. Bu vesileyle Türkiye Sigorta ailesine, bu yolculuğu birlikte sürdürdüğümüz için teşekkür ediyorum. Önümüzde kat etmemiz gereken uzun bir yol var.

 

Röportaj: Kübra Kanun