Image

''Acentelerimizin yeni ürünlere hızlı adaptasyonu, bizim için yalnızca bir eğitim konusu değil; uçtan uca bir gelişim ve destek modeli olarak ele aldığımız stratejik bir alan.''

İstisnalar dışında, acentelerin yeni nesil sigorta ürünlerine temkinli yaklaştığını söylemek mümkün.


Dijital, modüler ya da kullanım bazlı ürünler teoride cazip görünse de sahada acenteler halen klasik portföylerini daha güvenli buluyor. Bunun sebebi de mevcut ürünler üzerindeki hakimiyetleri. Öte yandan bu durumun, sadece acentenin direnç gösteriyor olması ile açıklanması doğru olmaz. Sigorta şirketleri açısından da pazara sunulan yeni ürünlerin gerçek anlamda fark yaratan hem müşteri hem acente tarafından hızlı benimsenecek, sahada da kolayca uygulanabilir ürünler olması kritik önem taşıyor. Acentelerimizin yeni ürünlere hızlı adaptasyonu, bizim için yalnızca bir eğitim konusu değil; uçtan uca bir gelişim ve destek modeli olarak ele aldığımız stratejik bir alan. Bu kapsamda Allianz Türkiye’de, sektörün ilk kurumsal akademisi olan Allianz Türkiye Akademi ile acentelerimizin hem teknik hem de dijital yetkinliklerini sürekli geliştiren kapsamlı bir yapı kurduk. ATA, yalnızca ürün eğitimleri veren bir platform değil; aynı zamanda değişen müşteri beklentilerine ve yeni nesil sigortacılık ihtiyaçlarına uyumu sağlayan bir “stratejik gelişim ortağı” rolü üstleniyor. Eğitim tarafında, klasik ürün anlatımlarına ek olarak; dijital satış araçları, veri kullanımı ve müşteri deneyimini kapsayan çok katmanlı programlar sunuyoruz. Eğitim programlarımız sayesinde acentelerimizin değişime çok daha hızlı adapte olmasını sağlıyoruz. Bununla birlikte eğitim tek başına yeterli değil. Acentelerimizi sahada güçlendirmek için dedike satış destek ekipleri, kampanyalar ve performans teşvik mekanizmalarını da devreye alıyoruz. Özellikle yeni acenteler için hayata geçirdiğimiz Girişimciler Ofisi programlarımızda; eğitimden ofis kurulumuna, müşteri kazanımından satış desteğine kadar uçtan uca bir destek sunuyoruz. Bugün geldiğimiz noktada şunu net bir şekilde görüyoruz: Bu yaklaşım sahada güçlü bir karşılık buluyor. Acentelerimiz sadece yeni ürünlere daha hızlı adapte olmakla kalmıyor; aynı zamanda daha yüksek katma değerli çözümler sunan, müşteriye daha bütünsel danışmanlık yapan bir yapıya dönüşüyor. Bizim için en kritik nokta şu: Dijitalleşme ne kadar hızlanırsa hızlansın, sigortacılığın merkezinde güven ve doğru yönlendirme var. Bu nedenle acentelerimizin gelişimine yaptığımız yatırım, aslında sektörün sürdürülebilir büyümesine yaptığımız en önemli yatırım haline geliyor. Hem klasik hem yeni nesil ürünlerle büyümek halen sigorta şirketlerinin büyüme stratejileri arasında. Mevcut ürünler halen karlılığı desteklerken, yeni nesil ürünler ise yeni müşteri kazanımını ve çapraz satışı destekliyor. Dengeyi koruyamayan ve mevcut ürün gamını yeni nesil ürünlerle desteklemeyen şirketler de portföylerinin yaşlanması riski ile karşı karşıya kalıyor. Özellikle dijital kanallarda güçlü rakiplere karşı bu şirketler geç adaptasyon riskini yaşıyor. Bir diğer risk ise yeni nesil ürünlerde güçlü bir stratejiye sahip olmamak. Yeterince talep yaratmadan, dağıtım kanalı olan acenteler hazır olmadan, yeni nesil ürünlerle ilerlemek büyüme getirmiyor ve karlılığı olumsuz etkiliyor. Özetle, klasik ürünlerin gücünü koruyarak, gerçekten değer yaratan yeni nesil ürünleri doğru teşvik yapısı ve doğru acente segmenti ile müşteriye sunmak kritik öneme sahip. Bu davranışa adapte olan şirketler dengeli ve sürdürülebilir büyüme sağlarken adapte olamayanlar ise dağınık ürün yapısı ile odağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.