Sigorta Sektöründe Temkinli İyimserlikle Büyüme Beklentisi
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından gerçekleştirilen Sigorta Sektörü Üst Yönetici Beklenti Anketi, 2026 yılında sigorta sektörünün zorlu makroekonomik koşullara rağmen reel büyüme potansiyelini koruduğunu ortaya koyuyor.
2026 yılında sigorta sektörü temkinli iyimserlik ile büyümeyi hedefliyor. Başarının; yatırım performansı, regülasyon uyumu, fiyatlama disiplini ve operasyonel verimlilikte sağlanacak dengeye bağlı olması bekleniyor. Sektörün odak noktası ise verimlilik, sürdürülebilir kârlılık ve uzun vadeli değer yaratımı olarak öne çıkıyor.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Sigorta Sektörü Üst Yönetici Beklenti Anketi gerçekleştirdi. 2025 yılının son ayında 81 üst düzey yöneticinin katılımıyla yapılan araştırma; 2026 yılında sektörün büyüme beklentilerini, kârlılık dinamiklerini, risk algılarını ve stratejik önceliklerini kapsamlı biçimde ele alıyor.
Anket sonuçlarına göre yöneticilerin önemli bir bölümü, mevcut makroekonomik koşulların sektör üzerinde belirgin bir baskı yaratmayacağı görüşünde birleşiyor. Bununla birlikte faiz oranları ve enflasyon, 2026 yılında büyüme ve kârlılığı en çok zorlayacak iki temel risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Faiz oranlarının seyri, özellikle hayat dışı branşta fiyatlama süreçleri ve teknik kâr üzerinde belirleyici görülüyor. Enflasyon ise hayat ve emeklilik tarafında maliyetler ve birikim değerleri açısından kritik önem taşıyor. Genel tablo, sektörün belirsizliklere karşı temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor.
Prim Üretimi ve Kârlılık: Reel Büyüme Beklentisi Güçlü
Yöneticilerin yüzde 64’ü, 2026 yılında prim üretiminde reel büyüme bekliyor. Hayat dışı branşta büyüme beklentileri daha güçlü seyrederken, hayat ve emeklilik şirketleri daha temkinli bir görünüm sergiliyor.
Kârlılık tarafında ise genel beklenti olumlu. Yöneticilerin yaklaşık yarısı dönem kârında reel artış öngörüyor. Bu artışın ana kaynağı olarak teknik kârlılık öne çıkıyor. Dönem kârındaki artışın yüzde 70’inin teknik kârlılıktan gelmesi bekleniyor. Hayat ve emeklilik branşı tamamen teknik kârlılığa odaklanırken, hayat dışı branşta teknik ve mali kârlılık dengesi korunuyor. Bu sonuçlar, sektörün temel iş modelinin ve risk yönetimi yaklaşımının gücünü ortaya koyuyor.
Finansal Sonuçları Belirleyecek Temel Unsurlar
Yöneticilere göre 2026 yılında şirket performansını en çok etkileyecek üç ana faktör yatırım performansı, fiyatlama politikaları ve regülasyonlardaki değişiklikler olacak. Hayat ve Emeklilik şirketleri için regülasyon ön plana çıkarken, hayat dışı branşta fiyatlama politikaları önceliklendiriliyor.
Şirket performansını değerlendirirken öncelikli bakılan performans göstergeleri iş modeline göre farklılaşıyor. Her segment kendi değer yaratma dinamiğine odaklanıyor. Hayat dışı branşta hasar prim oranı ve prim büyümesi en önemli başarı kriterleri olurken hayat branşında fon büyümesi ve yatırım performansı öne çıkıyor.
Stratejik Yönelim: Seçici Büyüme ve Verimlilik
Şirketlerin 2026 yılına yönelik stratejik öncelikleri üç ana başlıkta toplanıyor: Fiyatlama ve risk seçiminde selektif yaklaşım, maliyet optimizasyonu ile otomasyon ve dijitalleşme. Hayat ve emeklilik şirketleri operasyonel verimlilik ve dijital dönüşümü önceliklendirirken, hayat dışı branşta fiyatlama disiplini ve risk yönetimi ön plana çıkıyor.
2026’nın Ana Gündem Maddeleri
Yöneticilere göre sektörün 2026 yılında en çok odaklanacağı başlıklar arasında regülasyonlar, faiz oranları, yoğun rekabet, enflasyon yönetimi, dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları yer alıyor. Ayrıca sürdürülebilirlik ve ESG çalışmaları, gömülü sigorta ile yeni dağıtım modelleri de sektör gündeminde önemli bir yer tutuyor.
Uğur Gülen: “Sigorta sektörü, temkinli ama kararlı adımlarla yoluna devam ediyor”
TSB Başkanı Uğur Gülen, sigorta sektörünün belirsizliklere rağmen büyüme potansiyelini koruduğunu vurgulayarak anket sonuçlarına yönelik yaptığı değerlendirmede, “Sigorta sektörü, tüm belirsizliklere rağmen güçlü teknik altyapısı, artan risk bilinci ve gelişen ürün çeşitliliğiyle büyüme potansiyelini koruyor. 2026 yılında verimlilik, doğru fiyatlama ve regülasyonlara uyum kabiliyeti, sürdürülebilir kârlılığın anahtarı olacak. Türkiye sigorta sektörü, temkinli ama kararlı adımlarla yoluna devam edecektir.” dedi.
Araştırmaya ulaşmak için: https://www.tsb.org.tr/tr/AnasayfaDuyuru/305














