Sağlık Enflasyonu TSS’de Fiyat Algısını Köklü Şekilde Değiştirdi
Has-Ay Sigorta Kurucu Ortağı İlter Aydın
Sağlık enflasyonunun yükselişi, tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) tarafında hem fiyat algısını hem de ürünün değerinin nasıl anlatılması gerektiğini yeniden gündeme taşıyor. Has-Ay Sigorta Kurucu Ortağı İlter Aydın, artan maliyetler karşısında acentelerin müşteriye yalnızca poliçe değil, aynı zamanda doğru bir çerçeve sunmakta zorlandığını belirtiyor.
“Acentelerin görevi yalnızca poliçeyi satmak değil; müşteriye sağlık enflasyonunun etkisini, tamamlayıcı sağlık poliçesinin gerçek maliyetini ve tamamlayıcı sağlık sigortasının uzun vadeli koruma gücünü doğru şekilde anlatmaktır.
Sağlık poliçesini kullanan sigortalılarımız hastane hizmet maliyetlerinin artışını çok net bilirken poliçesini kullanma ihtiyacı duymayan sigortalılarımız doğal olarak poliçe prim artışlarını çok yüksek görebiliyor. Acente olarak bu noktada görevimiz güncel medikal enflasyon rakamları noktasında sigortalımızı bilgilendirmektedir.
Sürdürülebilir kılınmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri tamamlayıcı sağlık sigortasının artık işverenler tarafından özlük hakkı olarak çalışanlarına sunulmasıdır. Hatta bu konu geçmişte ayrıcalık gibi sunulurken artık standart hak olarak kabul ediliyor.
Bireysel sigortalılarımız içinde tamamlayıcı sigortasını tercih eden kitlenin büyük bölümü daha çok kamu hastanelerine giden, istediği doktora ulaşamayan, randevu bulamayan bu konuda sıkıntı yaşayan kısım. Tamamlayıcı sağlık poliçesi hastane ağının genişliği, hastanelerin hizmetlerinin iyileşmesi, doktor seçimleri vb. prim odaklı seçimden çok sigortalılarımızı sağlık odaklı seçime yöneltti.
Tamamlayıcı sağlık sigortasında sürdürülebilirliği sağlayan bir diğer en önemli unsur, müşterinin “Bu poliçeye ne ödüyorum, bu poliçe beni hangi büyük maliyetlerden koruyor’ sorusunun cevabının içinde saklı.
Prim Odaklı Tercihten Sürdürülebilirlik Arayışına
Her müşterinin yaşı, aile yapısı, sağlık geçmişi, bütçesi ve sağlık hizmeti kullanım alışkanlıkları değişiyor. Aynı ürünü herkese aynı şekilde sunmak yerine, ihtiyaca göre doğru planlama yapmak ve doğru teminat seçmek önem arz ediyor.
Acentelerin performansının yalnızca üretim rakamlarıyla değil, yenileme oranı, müşteri memnuniyeti, hasar sonrası devamlılık ve doğru ürün seçme gibi kriterlerle de değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü gerçek başarı sadece poliçeyi satmak değil, müşterinin poliçeyi kullandıktan sonra da memnun kalması ve uzun yıllar devam etmesidir.
Ayrıca sigorta şirketlerinin ürünlerini anlaşılır ve karşılaştırılabilir hale getirmesi de önemli. Bugün birçok müşteri teminat detaylarını, limitleri veya istisnaları anlamakta zorlanıyor. Bu da satış anında fiyatı tek kriter haline getiriyor. Oysa ürün ne kadar sadeleşirse, müşteri de kendi ihtiyacına uygun planı daha bilinçli seçebilir.
Bizim bu alandaki başarımızın en önemli nedeni ise müşterilerimize sağlık danışmanlığı hizmeti veriyor olmamızda saklı. İhtiyacını, beklentisini ve bütçesini anlamaya çalışıyoruz. Sonrasında da en ucuz ürün yerine, o kişi için en doğru teminatlarla en uygun alternatif bakılarak poliçeye sahip olmasını sağlıyoruz. Satış öncesinde olduğu kadar satış sonrasında da talepleri doğrultusunda hasar anında yanında olmak ve poliçeyi her yıl yeniden ihtiyaçlara göre güncellemek bizi farklılaştırıyor.
Bugün tamamlayıcı sağlık sigortasında sonuç almak isteyen bir acentenin en önemli yaklaşımı doğru analiz yapabilmek, müşteriyi iyi dinlemek, güven oluşturmak ve uzun vadeli ilişki kurabilmek diyebiliriz.”














