BES’te orta yaş, OKS’de genç nüfus ağırlığı dikkat çekiyor
BES’te 35-55 yaş grubunun yaklaşık yarıya ulaşan ağırlığına karşılık, OKS sertifika dağılımında 35 yaş altının yüzde 73,5’e yaklaşan payı, iki sistem arasında belirgin bir demografik ayrışmaya işaret ediyor
Uzun vadeli tasarrufların en önemli kanallarından biri olan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS), Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) Ağustos ayı verilerine göre yalnızca ulaştıkları ölçekle değil, katılımcı profillerindeki farklılaşmayla da dikkat çekiyor. Gönüllü BES’in orta yaş gruplarında yoğunlaştığını, OKS tarafında ise daha genç bir tabanın öne çıktığı görülüyor.

BES’te 45-55 yaş grubu yaklaşık %24,66 payla ilk sırada yer alıyor. Bu grubu yüzde 23,30 payla 35-44 yaş grubu izliyor. Böylece 35-55 yaş aralığındaki katılımcılar toplam yaş dağılımının yaklaşık %47,9’unu oluşturuyor. Bu tablo, emeklilik dönemine yönelik birikim motivasyonunun orta yaşlarda belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte sistemin geleceği açısından 18 yaş altı grubun payı yüzde 15,33’e ulaşmış durumda. Buna karşılık 18-25 yaş grubunda %5,32 seviyesinde. Çocuk ve gençlere yönelik BES uygulamalarının yarattığı taban düşünüldüğünde, 18 yaş altındaki yüksek katılımın ilerleyen yıllarda sistemde kalıcılığa dönüştürülmesi sektör açısından önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.

OKS tarafında genç yaş grupları öne çıkıyor. Sertifika sayısına göre dağılımda 25-34 yaş grubu %38,17 ile ilk sırada, 25 yaş altı grup ise %35,33 ile hemen arkasında bulunuyor. Böylece 35 yaş altı gruplar toplam sertifikaların yaklaşık %73,5’ini oluşturuyor.

OKS’de 33,56 milyonluk toplam kayıt içinde 8 milyon 815 bin kayıt devam ederken 24 milyon 744 bin kayıt sonlanmış durumda bulunuyor. Toplam devam oranı yaklaşık %26,27’de kalırken, sözleşmelerin %73,73’ünün sonlandığı görülüyor. Yaş bazında 25 yaş altı çalışanlarda devam oranı %43,4 ile en yüksek seviyeye çıkarken, 25-34 yaş aralığında %35,71; 35-44 yaş grubunda %19,95 ve 45 yaş üstü grupta %3,68 seviyesinde gerçekleşiyor. Bu görünüm, OKS’de büyüme alanının yalnızca sisteme giriş değil, katılımcıyı uzun vadeli tasarruf davranışında tutmanın önemini gözler önüne seriyor. Coğrafi dağılımda İstanbul’un ağırlığı belirgin biçimde hissediliyor. İl bazlı tabloda İstanbul 2 milyon 876 bin katılımcı ve %29,27 payla açık ara ilk sırada yer alıyor. Ankara %8,45; İzmir ise %6,14 paya sahip. Üç büyük ilin toplam payı yaklaşık %43,9’a ulaşıyor. Bu yoğunlaşma, BES penetrasyonunu Anadolu’da artırmaya yönelik büyüme potansiyelinin hala güçlü olduğunu gösteriyor. Cinsiyet dağılımında da belirgin bir fark söz konusu. OKS’de erkeklerin payı %67,57; kadınların payı %32,43 olarak görülüyor.














