Image

''İstanbul, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ ve Sakarya, iş yeri sigortaları, makine kırılması sigortaları ve ticari sorumluluk sigortaları gibi kurumsal ürünlerde yüksek talep görmekte.''

Bölge, İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı gibi önemli suyollarına sahip olup, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan bir köprü işlevi görmektedir.


Bu coğrafi avantajı, bölgenin tarihsel olarak önemli bir ticaret ve sanayi merkezi olmasını sağlamıştır. Marmara Bölgesi, deniz ulaşımının kolay olması ve lojistik altyapısının güçlü olması sayesinde hem iç pazarda hem de dış ticarette önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, Marmara’nın iklimi, tarıma uygun olmakla birlikte sanayileşmeye de elverişlidir; bu, bölgedeki sanayi üretiminin çeşitlenmesine ve hızla gelişmesine olanak tanımıştır.

Gelir düzeyi açısından Marmara, Türkiye’nin en yüksek gelirli bölgesidir. İstanbul hem ülkenin finans merkezi hem de büyük bir sanayi ve ticaret şehri olarak, bölgedeki ekonomik büyümenin lokomotifidir.

İstanbul’un yanı sıra, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ ve Sakarya gibi iller de sanayi üretiminde önemli paylara sahiptir. Bu iller, otomotiv, makine, tekstil ve gıda sektörlerinde ülke genelinin büyük bir kısmını üretmektedir. Ayrıca, bölgedeki yüksek gelir düzeyi, bireysel ve kurumsal sigorta taleplerinin artmasına ve sigorta sektörünün

Doğa Sigorta Bankasürans ve Acenteler Operasyon Grup Müdürü Tolga Arslan:
“İstanbul, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ ve Sakarya, iş yeri sigortaları, makine kırılması sigortaları ve ticari sorumluluk sigortaları gibi kurumsal ürünlerde yüksek talep görmekte.”

hızla gelişmesine olanak tanımaktadır. Bölge, sanayi, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinin yoğun olduğu bir merkezdir ve bu durum sigorta taleplerinin yüksek olmasına neden olmaktadır. Özellikle konut, kasko, sağlık, hayat sigortaları gibi ürünlerin yanı sıra, sanayi işletmeleri için işyeri sigortaları, makine kırılması ve ticari sorumluluk sigortaları gibi kurumsal ürünler de büyük talep görmektedir. Marmara’nın yüksek gelir seviyesi, sigorta sektöründeki talebi doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.

Bölgede en çok tercih edilen sigorta ürünleri kasko, trafik sigortası, konut sigortaları ve deprem sigortası (DASK) olarak öne çıkmaktadır. İstanbul, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ ve Sakarya, iş yeri sigortaları, makine kırılması sigortaları ve ticari sorumluluk sigortaları gibi kurumsal ürünlerde yüksek talep görmektedir. Ayrıca, yüksek gelir düzeyi ve sağlık sektörüne olan ilgi nedeniyle Marmara Bölgesi’nde sağlık sigortaları yaygın olarak tercih edilmektedir. Marmara Bölgesi’nde aynı zamanda tarım sigortaları, özellikle Tekirdağ ve Sakarya gibi kırsal alanlarda, talep görmekte olup, sektörümüzün sunduğu geniş ürün yelpazesi bu bölgedeki sigorta potansiyelini daha da artırmaktadır.

Marmara Bölgesi, özellikle trafik sigortası, deprem sigortası (DASK) ve konut sigortaları açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bu ürünler, Marmara’daki yüksek nüfus yoğunluğu ve büyük şehirleşme ile birlikte yaygınlık kazanmıştır. Bireysel sigorta ürünleri açısından en önemli gelişim alanı, özellikle sağlık sigortası, hayat sigortası ve kasko sigortalarındaki düşük penetrasyondur. Bölgedeki yüksek gelir düzeyine rağmen, bu ürünler hala geniş kitleler tarafından yeterince tercih edilmemektedir. Sağlık sigortası, artan sağlık hizmeti talebi ve yaşam standartlarının yükselmesiyle büyük bir potansiyel olarak karşımıza çıkıyor. Sigorta şirketlerinin, dijitalleşme ve bireysel ihtiyaçlara yönelik özelleştirilmiş çözümlerle bu ürünleri daha erişilebilir hale getirmeleri, sigorta bilincini artıracak ve bu alandaki pazar büyümesini hızlandıracaktır.

Marmara Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde önemli bir yere sahipken, tarım sigortalarına yönelik bilinç ve talep henüz yeterince yüksek değildir. TARSİM poliçeleri ile tarım sigortası yaygınlaşmış olsa da özellikle bölgedeki küçük ve orta ölçekli çiftçiler arasında daha fazla eğitim ve bilgilendirme yapılması gerekmektedir.

Sigorta şirketleri, özellikle DASK poliçeleri konusunda, 2023 depremi sonrası artan farkındalıkla birlikte, deprem sigortası ürünlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik stratejiler geliştirmiştir. Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, DASK poliçelerinin yenilenme oranı, birçok sigortalı yalnızca yasal yükümlülük olarak gördüğü için düşük kalmaktadır. Sigorta şirketleri, bu durumu değiştirmek için eğitim ve bilinçlendirme kampanyalarına ağırlık vermeli ve sigortalıların, yalnızca zorunlu ürünler dışında, depreme karşı kapsamlı bireysel ve ticari sigorta çözümleri yaptırmalarını teşvik etmelidir.