''Marmara Bölgesi’nin en güçlü yönleri arasında yüksek sigorta bilinci, geniş ürün çeşitliliği ve güçlü dağıtım kanalı ağı yer alıyor.''
Marmara Bölgesi, Türkiye sigortacılık sektörünün en gelişmiş ve en dinamik bölgesi konumundadır.
Bunun temel nedeni, bölgenin ekonomik büyüklüğü, nüfus yoğunluğu ve ticari faaliyetlerin merkezinde yer almasıdır. Ayrıca eğitim düzeyi ve risk algısı da sigortaya bakış açısını olumlu yönde etkilemektedir. Özellikle İstanbul’un finansal merkez olması, sigorta sektörünün de burada yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Diğer bölgelere kıyasla Marmara’da poliçe başına düşen prim üretimi daha yüksek, ürün çeşitliliği daha geniş ve müşteri profili daha kurumsal bir yapı sergilemektedir. Marmara’daki lokomotif branşlara baktığımızda; Kasko, Yangın & Mühendislik ve Nakliyat göze çarpmaktadır. Diğer bölgelerdeyse Trafik branşının ağırlığı çok fazladır. Aynı zamanda rekabetin en yoğun yaşandığı bölge olması, sektördeki hizmet kalitesini, dijitalleşmeyi ve profesyonelliği de yukarı taşımaktadır. Eğitim ve gelir düzeyinin yüksek olması, “isteğe bağlı” sigortalara (Tamamlayıcı Sağlık, Özel Sağlık, Kasko vb) olan talebi diğer bölgelere göre çok daha yukarıya taşımaktadır. Ve maalesef beklenen büyük İstanbul depremi nedeniyle “Doğal Afet” bilinci ve buna bağlı poliçe satın alımları bölgede üst seviyededir.
2025 yılı hayat dışı sigorta verilerine baktığımızda Türkiye’de 1.04 Trilyon TL prim üretimi yapılmıştır. Marmara Bölgesi, 570 Milyar TL üretimle Türkiye’deki prim üretiminin %55’ini oluşturmuş ve en büyük paya sahip olmuştur. Yüksek gelir seviyesi, sanayi yoğunluğu ve ticari hacim; kurumsal ve zorunlu olmayan sigortalardaki talebi artırmaktadır. Şirketimizin bu bölgede 314 acentesi ve 117 brokeri bulunmaktadır. Marmara Bölgesi toplam acente ağımız içinde önemli bir paya sahip olup, prim üretimi açısından da en yüksek katkıyı sağlayan bölgemizdir. Bölgedeki dağıtım kanallarımız, hem bireysel hem de kurumsal ürünlerde dengeli ve güçlü bir üretim performansı sergilemektedir.
Marmara Bölgesi’nde sigorta bilinci en yüksek illerin başında İstanbul gelmektedir. Bunun yanında Kocaeli ve Bursa gibi sanayi şehirleri, ticari sigortalar açısından öne çıkarken; Tekirdağ ve Sakarya gelişen sanayi yapılarıyla dikkat çekmektedir.
Ürün bazında bakıldığında ise Trafik sigortası ve DASK en yaygın bireysel ürünler arasında yer alırken, Kasko, Konut ve Özel Sağlık sigortalarına olan talep de Türkiye ortalamasının üzerindedir. Ayrıca sanayi yoğunluğu nedeniyle Yangın & Mühendislik ve Nakliyat sigortaları da bölgede çok ciddi bir paya sahiptir.
Marmara Bölgesi’nin en güçlü yönleri arasında yüksek sigorta bilinci, geniş ürün çeşitliliği ve güçlü dağıtım kanalı ağı yer almaktadır. Bunlara ek olarak, penetrasyon oranının yüksek olmasını ve dijitalleşmedeki hızını ekleyebiliriz. Tüketicilerin sigortayı bir lüks değil, finansal bir kalkan olarak görmesi bölgenin gelişimini tetiklemektedir.
Bununla birlikte geliştirilmesi gereken alanlar da bulunmaktadır. Özellikle sorumluluk sigortaları ve finansal ürünlerde penetrasyonun artırılması gerekmektedir. Ayrıca Endüstriyel ve KOBİ segmentinde eksik sigortalılık ve/veya eksik teminatlı ürün almak önemli bir konu olarak öne çıkmaktadır. İşletmelerin, sadece bina, emtia ve demirbaşını değil; “iş durması” ve “kar kaybı” gibi dolaylı riskleri de güvence altına alması gerekmektedir. Maalesef iş kazaları ülkemizde çok fazla olmakta ve beraberinde işverenlere ciddi tazminat yükümlülüğü getirmektedir. İşveren poliçeleri yaptırarak bu yükümlülüğün tamamını veya büyük bir kısmını sigorta şirketlerine devredebilirler. Ayrıca işverenler çalışanları için Grup Ferdi Kaza poliçesi satın alabilir. Olası iş kazasında GFK poliçelerinden ödenen tazminat, Destekten Yoksun Kalma Tazminatından düşülmektedir. Bu durumla ilgili olarak Yargıtay kararları mevcuttur.
Marmara Bölgesi, deprem riski açısından en kritik bölgelerden biri olmasına rağmen, sigorta tarafında önemli bir bilinç oluştuğunu söyleyebiliriz. Zorunlu deprem sigortası (DASK) penetrasyonu Türkiye ortalamasının üzerindedir. Ancak mevcut durumun yeterli olduğunu söylemek zor. Özellikle DASK’ın yanında konut ve işyeri sigortası ile kar kaybı teminatları gibi tamamlayıcı ürünlerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Dağıtım kanalı yönünden Marmara önemli bir konumda yer almaktadır.
2023 yılında yaşanan Maraş depremi bize bazı konularda daha dikkatli olmamız gerektiğini acı tecrübeyle öğretti. Maalesef o dönemde sigortalılarımızı ve acentelerimizi kaybettik. Hatırlarsanız bazı poliçeler belirli süreyle otomatik olarak yenilendi ve birkaç ayın sonunda sigortalılara ulaşılamaması halinde iptal edildi veya yenilenmedi. Sigortalılar ile iletişim konusunda kaos yaşanmaması için iletişim bilgilerinin şirket sistemlerine doğru girilmesi önem arz etmektedir. Olası İstanbul depremine hazırlık olarak sigorta şirketleri hizmet kesintisi yaşanmaması adına Marmara Bölgesi dışında düşük deprem bölgesindeki illerde istihdam oluşturmaya başladı. Dağıtım kanallarımızda, istihdam konusunda sigorta şirketleri gibi aksiyon alabilirler.















