Image

''Teknoloji risklerinin bu kadar hızlı değiştiği bir ortamda sigorta şirketlerinin yalnızca risk transfer eden bir rol üstlenmesi yeterli değil.''

Yapay zekâ, büyük veri ve algoritmik karar alma mekanizmalarının sigorta süreçlerinde yaygınlaşması; sektöre hız, verimlilik ve kişiselleştirme imkânı kazandırırken, klasik sigortacılık risklerinden farklı olarak yeni risk alanlarını da beraberinde getiriyor. Eksik, hatalı ya da yanlış veriyle beslenen modeller; fiyatlama, risk değerlendirme ve hasar süreçlerinde istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.


Buna ek olarak, yapay zekâ sistemlerinin geçmiş verilerden öğrenmesi nedeniyle oluşabilecek ön yargılar; etik ve hukuki riskleri gündeme taşıyor. Artan dijital kanallar, mobil uygulamalar ve bulut tabanlı altyapılarla birlikte siber güvenlik ve veri gizliliği riskleri de daha görünür hale geliyor. Otonom ya da yarı otonom teknolojilerin kararlarının yol açabileceği sonuçlar karşısında sorumluluğun paylaşımı konusu, sigorta sektörü açısından yeni bir değerlendirme alanı oluşturuyor. Bu çerçevede teknoloji, sigortacılıkta hem yönetilmesi hem de güvence altına alınması gereken bir unsur haline geliyor.

Dinamik Yaklaşım Şart

Yapay zekâ kaynaklı risklerin sınırlarını tanımlamak, geleneksel sigorta risklerine kıyasla daha dinamik bir yaklaşım gerektiriyor. Çünkü bu riskler, kullanılan veri setlerine, modelin öğrenme sürecine ve kullanım alanına bağlı olarak zaman içinde değişebiliyor. Ancak bu durum, risklerin tanımlanamayacağı ya da fiyatlanamayacağı anlamına gelmiyor.

Anadolu Sigorta olarak bu alanda büyük veri, makine öğrenmesi ve ileri analitik yetkinliklerimizden faydalanıyoruz. Algoritmik hata, veri güvenliği, operasyonel kesinti ve hukuki sorumluluk gibi başlıkları ayrı ayrı ele alarak farklı kullanım senaryolarını ve operasyonel etkileri analiz ediyoruz. Dinamik fiyatlama ve risk tahminleme modellerimiz sayesinde, teknolojinin kullanım biçimine ve risk profiline göre daha esnek ve güncellenebilir bir fiyatlama yaklaşımı benimsiyoruz. 

2025, dijitalleşme yatırımlarımızın ölçeklendiği ve müşteri deneyiminde somut bir sıçrama yarattığımız bir yıl oldu. Dinamik fiyatlama, CRM, mobil uygulamalarımız ve hasar otomasyonundaki ilerlemeler bu dönüşümün temel unsurlarını oluşturdu. 2026’da ise yapay zekâ, büyük veri ve ileri analitik yetkinliklerimizi güçlendirerek, müşteri odaklı dijital çözümler üretmeye odaklanıyoruz.

Teknoloji risklerinin bu kadar hızlı değiştiği bir ortamda sigorta şirketlerinin yalnızca risk transfer eden bir rol üstlenmesi yeterli değil. Anadolu Sigorta olarak biz, bu alanda hem risk taşıyan hem de riskleri doğru şekilde yönlendiren bir yaklaşım benimsiyoruz.

Bir yandan dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımına bağlı riskler için sigorta çözümleri geliştirirken, diğer yandan bu teknolojileri kendi süreçlerimizde sorumlu, kontrollü ve şeffaf bir şekilde kullanmaya odaklanıyoruz. Yapay zekâyı hasar yönetimi, fiyatlama, suistimal tespiti, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda etkin biçimde kullanırken insan denetimini, veri güvenliğini ve etik sorumluluğu sürecin merkezinde tutuyoruz. Örneğin suistimal tespit oranlarının artırılması, geliştirilmesi ve kuvvetlendirilmesi için şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de suistimaller karşısında durumunu güçlendirmek amacıyla bir ürün geliştirdik. SOBE adını verdiğimiz Suistimal Platformumuz, 2021 yılından itibaren aktif bir şekilde çalışıyor. Bu platform ile bir hasar dosyasının yaşam döngüsü içerisinde, anlık olarak dosyaların suistimal durumları inceleniyor.

Dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, müşteriyle kurduğumuz ilişkinin biçimini dönüştüren bir kültür dönüşümü olarak ele alıyoruz. Ar-Ge merkezimiz, girişim iş birliklerimiz ve ekosistem yaklaşımımız sayesinde yeni teknolojileri kontrollü biçimde deneyimliyor, ölçekliyor ve sürdürülebilir hale getiriyoruz.