''Dijitalleşme bugün yalnızca sigortacılığı değil, tüm sektörleri dönüştürmekte; ancak bu dönüşüm bazı yapısal riskleri de beraberinde getirmekte.''
Yapay zekâ ve ileri teknolojileri; büyük veri analitiği, algoritmik karar alma, otonom sistemler vb. sigortacılık sektöründe giderek daha yaygın kullanılması, önemli fırsat alanlarıyla birlikte yeni risk türlerini de beraberinde getirmektedir.
Biz Şeker Sigorta olarak, bu teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor; sektörde kalıcı değer üreten her türlü inovasyonu destekleyici bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Dijitalleşme bugün yalnızca sigortacılığı değil, tüm sektörleri dönüştürmekte; ancak bu dönüşüm bazı yapısal riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle veri temelli sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte siber güvenlik ve veri mahremiyeti riskleri daha görünür hale gelmiştir. Sigorta şirketleri, yüksek miktarda kişisel ve finansal veri barındırmaları nedeniyle siber saldırılar açısından kritik hedefler arasında yer almaktadır. Bu durum, şirketlerin hem kendi dijital varlıklarını hem de sigortalılarına ait bilgileri koruyacak güçlü güvenlik altyapıları oluşturmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu noktada Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında doğabilecek riskler, sektör açısından en hassas başlıklardan biridir. Diğer taraftan algoritmik karar alma süreçleri ve otomasyon, hatalı modelleme, sistem kesintileri ve operasyonel bağımlılık gibi yeni risk alanlarını da gündeme getirmektedir. Bu nedenle insan kontrolü, iç denetim mekanizmaları ve senaryo testleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu gelişmelerle birlikte, siber risk sigortaları ve dijital varlıkları korumaya yönelik özel teminatların önümüzdeki dönemde daha fazla hayatımıza gireceğini öngörüyoruz. Sigorta sektörü, bu yeni riskleri yalnızca yönetmekle kalmayıp, dijital dünyada güvenin tesis edilmesinde de önemli bir rol üstlenmeye devam edecektir.
Sigortacılıkta riskin doğru anlaşılması önemli
Yapay zekâ, bugün hemen her sektörde olduğu gibi sigortacılık açısından da son derece kıymetli ve kaçınılmaz bir dönüşüm alanı olarak karşımıza çıkıyor. Operasyonel süreçlerin hızlanması, veri analizlerinin derinleşmesi, müşteri taleplerinin daha hızlı karşılanması gibi pek çok noktada yapay zekânın sunduğu katkıları göz ardı etmek mümkün değil. Ancak sigortacılık, doğası gereği yalnızca teknolojiyle yürütülebilecek bir alan da değil. Bizim sektörümüzde insan faktörü, tecrübe, sezgi ve bire bir müşteri ilişkileri hâlâ belirleyici bir rol oynuyor. Bu nedenle yapay zekâya tüm süreci devredip geri çekilmek, sigortacılık açısından gerçekçi bir yaklaşım değil. Veri güvenliği, model geliştirme hataları, algoritmik önyargılar ve özellikle regülasyonlara uyum gibi başlıklarda yüzde yüz hatasız bir yapıdan söz etmek bugün için mümkün görünmüyor. Sigortacılıkta riskin doğru anlaşılması, niteliksel değerlendirilmesi ve müşteriye doğru şekilde aktarılması; yalnızca teknik modellerle değil, insan dokunuşuyla tamamlanabilen bir süreçtir. Özellikle risk değerlendirme, hasar yönetimi ve müşteri ilişkileri gibi alanlarda bire bir temasın yerini tamamen yapay zekânın alabileceğini düşünmüyoruz. Ancak ilk temas, yönlendirme, veri işleme ve operasyonel destek noktalarından sonra yapay zekânın etkin kullanımı hem verimliliğimizi hem de karar kalitemizi ciddi ölçüde artırmaktadır. Özetle, yapay zekâ bizim için çok önemli bir araçtır; fakat tek başına bir çözüm değildir. Sigortacılıkta sürdürülebilir başarıyı, insan aklı ile teknolojinin dengeli ve kontrollü bir şekilde birlikte çalışmasıyla mümkün görüyoruz.
Yalnızca risk taşıyan bir aktör olmak yeterli değil
Teknolojik risklerin hızla evrildiği ve sınırların giderek belirsizleştiği bir dünyada, sigorta şirketlerinin yalnızca risk taşıyan bir aktör olarak konumlanması artık yeterli değil. Özellikle siber riskler ve dijital tehditler, globalleşmenin de etkisiyle her geçen gün daha karmaşık ve yaygın bir hal alıyor. Bu durum, sigorta şirketlerini hem riskin bir parçası hem de riskin yönetiminde yön gösterici bir konuma taşıyor. Sigorta sektörü olarak bizler, sadece hasar gerçekleştiğinde devreye giren yapılar olmaktan ziyade; riskin önlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve doğru yönetilmesi konusunda da sorumluluk üstleniyoruz. Bugün sigorta şirketleri aynı zamanda siber saldırıların hedefi olabiliyor. Bu nedenle hem kendi sistemlerimizi hem de müşterilerimizin verilerini korumak, işimizin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Şirketimiz, yapay zekâ ve dijital çözümleri; operasyonel süreçleri sadeleştirmek, müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verebilmek ve verimliliği artırmak amacıyla etkin bir şekilde kullanıyor. Ancak yapay zekânın hâlâ gelişmekte olan bir alan olduğu gerçeğini de göz ardı etmiyoruz. Veri güvenliği, model hataları ve regülasyon uyumu gibi konularda temkinli bir yaklaşımı önemsiyoruz. Bu nedenle yaklaşımımız; teknolojiyi merkeze alan ama insan aklını, tecrübeyi ve kontrol mekanizmalarını dışlamayan dengeli bir yapı üzerine kuruludur. Sigortacılıkta sürdürülebilirliğin, ancak bu dengeyle sağlanabileceğine inanıyoruz.


















