Image

''Türkiye’deki BES'te yer alan sözleşmelerin katılımcı gözünde bir ''bireysel emeklilik sözleşmesi'' değil de ''bireysel tasarruf sözleşmesi'' olduğunu görüyoruz.''

Finansal okuryazarlığın tasarruftaki yerini daha iyi anlamak için sektöre genel bir bakış atmak gerekiyor.


5 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla gönüllü BES’te katılımcı sayısı yaklaşık 10,2 milyon kişiye çıktı, fon büyüklüğü de 2,3 trilyon TL seviyesine ulaştı. OKS ile birlikte bu tablo daha da genişliyor ve toplamda 17,98 milyon kişiye ulaşıyor. Ülke nüfusumuzun yaklaşık yüzde 20’sinin dahil olduğu bu sistem, uzun vadede en çok kazandıran yatırım araçlarından biri. Bu büyüklüğün arkasındaki hikâyeye bakıldığında finansal okuryazarlığın önemi daha net ortaya çıkıyor.

Sisteme erken giriş yapmak, düzenli birikime devam etmek ve sistemdeki devamlılığı sürdürmek BES için kritik nokta. Katılımcıların yaş dağılımına baktığımızda en büyük payı yüzde 24,45 ile 45-55 yaş arası katılımcılar alıyor, onu yüzde 23,74 ile 35-44 yaş arası katılımcılar takip ediyor, üçüncü sırada da yüzde 16,66 ile 25-34 yaş arası katılımcılar geliyor. 25-34 yaş arasında da sisteme girişte devlet katkısı teşvik edici bir rol üstleniyor. Dijital satış kanallarının kolaylığı ise bu teşviki besliyor.

Verilere baktığımızda 2024–2026 döneminde sistemden ayrılma dinamiklerinde kademeli bir değişim görüyoruz. 2024 yılında çıkışların yeni girişlere oranı yaklaşık %40–45 seviyelerinde seyrederken, 2025’te bu oran %45–55 bandına yükseldi, 2026’da ise dönemsel olarak %55–65 seviyelerine ulaştı. Bu artışa rağmen cayma oranlarının %8–12 bandında sınırlı kaldığını görüyoruz. Emeklilik önemli bir bileşen. Emeklilik dışı çıkışların da özellikle son dönemde daha baskın hale geldiğini görüyoruz. Bu nedenle sistemin sürdürülebilirliği için giriş hacmini artırmanın yanı sıra kalıcılığı güçlendirecek mekanizmaların geliştirilmesi kritik önem taşıyor.

Peki insanlar neden ayrılıyor? Sistemden ayrılanların ana nedenlerinin başında konut alımı, eğitim masrafları, evlilik gibi belirli nakit ihtiyaçları karşısında çözüm arayışı geliyor. Bu sebeplerle bireyler birikiminin tamamını çekiyor. Bu aslında tercihten ziyade bir mecburiyet. Bu durum karşısında katılımcılara destek olmak için 26 Eylül 2023 tarihli “Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmelik” devreye alındı. Yönetmeliğe göre evlilik, konut alımı ve eğitim gibi belgelenebilir hayat olaylarında katılımcı birikiminden kısmen alabiliyor. Bir katılımcı, acil nakit ihtiyacı karşısında birikiminin tamamını kullanmak yerine yalnızca ihtiyacı olan tutarı çekebildiğinde hem sistemde devam ediyor hem de uzun vadeli birikimini koruma şansı yakalıyor. Ayrıca katılımcılara tanınan temlik hakkı da BES’e devamlılığı olumlu yönde etkiliyor. Temlik hakkı sayesinde katılımcılar BES birikimlerini bozmadan, bankalardan birikimleri teminat göstererek kredi kullanabiliyor. Bu sayede BES sözleşmesi olanlar, birikimlerini bankaya teminat göstererek avantajlı kredi alabilirler. Kredi süresince birikimler nemalanmaya devam eder.

Türkiye’deki BES’te yer alan sözleşmelerin katılımcı gözünde bir “bireysel emeklilik sözleşmesi” değil de “bireysel tasarruf sözleşmesi” olduğunu görüyoruz. Yani sistem, birikim aşamasında iyi çalışıyor; ama işin “emeklilik” kısmı aslında sözleşmenin dışında kalıyor. BES’te emeklilik hakkı kazanan katılımcılar için Emeklilik Gelir Planı uygulaması ise birikimlerin tek seferde toplu olarak çekilmesi yerine katılımcılara birikimlerini düzenli bir gelir akışına dönüştürme fırsatı sunuyor. Bu sayede katılımcılar kendi belirledikleri tutar ve periyotlarda maaş alabilirken aynı zamanda birikimlerinin kalan kısmını fonlarda değerlendirmeye devam edebiliyor. Bu da hem emeklilik döneminde sürdürülebilir bir gelir elde edilmesine hem de birikimlerin enflasyona karşı korunarak değer kazanmaya devam etmesine imkân tanıyor. Planın esnek yapısı; ara ödeme imkânı, maaş tutarının güncellenebilmesi ve istenildiğinde sistemden çıkış yapılabilmesi gibi avantajlar sunuyor. Bu plan da sistemden çıkış oranını azaltan önemli etkenlerden bir tanesi olarak öne çıkıyor.

Finansal okuryazarlık projeleri artışta. Sektörde finansal okuryazarlık projelerinin niceliksel olarak hız kazandığını ve bunun bireylerde gerçek bir davranış değişikliği başlattığını gözlemliyoruz. Bu dönüşümün daha geniş kitlelere yayılması bireylerin olduğu kadar ülke ekonomisinin de gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Etkili ve verimli bilgi aktarımıyla bireylerin bu bilgileri gerçek hayatta uygulamaları arasındaki mesafeyi kapatmak, sektörün önündeki en önemli gündem maddelerinden biri. Dünya Ekonomik Forumu’nun kısa süre önce yayımladığı Real Financial Literacy Goes Beyond Budgets to Behaviour raporu bu mesafenin nedenini net biçimde ortaya koyuyor. Araştırmaya göre parayla ilgili kararlarımız çoğunlukla rasyonel verilerden değil, anlık tatmin dürtüsünden ve duygusal dirençlerden besleniyor. Bu bulgu bize neyin işe yaradığını ve nerede daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini gösteriyor. Küresel verileri incelediğimizde de bu tabloyu destekleyen verilerle karşılaşıyoruz. Dünya Bankası’nın Global Findex 2025 raporuna göre küreselde finansal hesap sahipliği yüzde 79’larda olsa da gelişmekte olan ülkelerde düzenli tasarruf yapabilen yetişkinlerin oranı yalnızca yüzde 40. Bu tablo, erişimin artmasının önemli bir ilerleme olduğunu; ancak bireyleri finansal araçları en verimli biçimde kullanmaya taşıyacak bir sonraki adımın hâlâ kritik önem taşıdığını gösteriyor. Bilginin yanında o ilk somut adımı attıran motivasyon mekanizmaları, bu dönüşümü hızlandıran en güçlü kaldıraç olmayı sürdürüyor.

HDI Fibaemeklilik’te biz de bireylerin geleceklerini planlarken finansal rahatlığa ulaşmalarını sağlamak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye odaklanıyoruz. BES konusundaki soru işaretlerini kaldırmak, bilgi düzeyini artırmak ve sistemin faydalarını somut biçimde aktarmak için dijital kanallarda “BES’ini Fonla Büyüt” projesini hayata geçirdik. Bu proje kapsamında uzman isimlerle iş birliği yaparak yatırım ve fon dünyasına odaklanan bir video serisini YouTube’da yayına aldık.

Katılımcılarımıza HDI Fibaemeklilik Haftalık Fon Bülteni aracılığıyla birikimlerini nasıl değerlendirebilecekleri konusunda düzenli rehberlik sunuyor, fon tavsiyelerinde bulunuyoruz. Katılımcılarımızın gelecekteki finansal hedeflerine ulaşabilmeleri için portföy yönetim şirketi sayımızı 13’ten 15’e ve sanayi şirketleri hisse senedi ve kıymetli madenler fonuyla birlikte fon sayımızı yakında 45’e taşıyacağız. Şu an talep eden katılımcılarımız, yılda 12 olan fon değişim hakkını belirledikleri yatırım enstrümanı kıyas grubuna göre portföy yönetim şirketlerine devrederek profesyonel yönetim imkânından yararlanabiliyor.

Sisteme girişi kolaylaştırmak da önceliklerimizden biri. Her gelir grubuna uygun aylık asgari katkı payıyla katılımcılarımızı sisteme dahil olmaya teşvik ediyoruz. Bireylerin finansal güvenceye mümkün olan en erken yaşta ulaşmalarını son derece kıymetli buluyoruz. İyi bir geleceğin erkenden atılan sağlam adımlarla inşa edileceğine inanıyoruz. Bu nedenle 18 yaş altı BES’i bir tasarruf aracından çok çocuklara erken yaşta finansal bilinç kazandıran bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. 18 yaşından küçüklere özel Gelecek Net BES planımızla sisteme ilk kez giriş yapanlardan peşin giriş aidatı almıyor, asgari katkı payını yalnızca 500 TL bandında tutuyoruz.

Çocuklarımızın gelecekte pek çok hayalini gerçekleştirmeleri için zemin hazırlıyoruz. Bunu sorumluluğumuzun doğal bir parçası olarak görüyoruz. TEV ile hayata geçirdiğimiz “Geleceği Güvenle BES’le” projesiyle, BES’e katılanların birikimlerinden oluşan burs fonları aracılığıyla gençlerin eğitimine katkı sağlıyoruz. AÇEV ile yürüttüğümüz “BES’le Eşit Yarınlar” planı kapsamında, birikimler kullanıcıya değer sağlarken aynı zamanda çocukların, gençlerin, kadınların eğitimi, aile sağlığı ve toplumsal eşitlik gibi alanlara bağış aktarımı gerçekleştiriyoruz. Bekar Anneler Derneği ile geliştirdiğimiz “Bekar Anneler Özel BES Planı” ise bekar annelerin kendi geleceklerini güvence altına almalarını ve çocuklarının yarınlarına yatırım yapmalarını sağlayan özel bir bireysel emeklilik çözümü olarak öne çıkıyor. Hayata geçirdiğimiz bu projelerle bireylerin geleceğinin inşasına ve toplumun gelişimine katkıda bulunuyoruz. Finansal olarak mutlu bir geleceğin her bireyin hakkı olduğuna olan inancımızla çalışmayı sürdüreceğiz.