''18 yaş altı BES’in en önemli tarafı da BES’in yalnızca belirli bir yaş grubuna hitap eden bir emeklilik ürünü olmadığını göstermesi.''
18 yaş altı bireylerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dahil edilebilmesi, BES’in kapsamını genişleten ve tasarrufla daha erken yaşta tanışmayı mümkün kılan önemli bir gelişme.
MetLife olarak bu alanda rekabetçi hareket eden şirket olarak İlk BES’im ürünümüzle çocukların geleceğine yönelik birikim yapılmasına imkân sağlıyoruz. Ürünümüz 18 yaşından küçük bireyleri kapsıyor ve çocuk adına yapılan sözleşmelerde işlemler yasal temsilci tarafından yürütülüyor. Bu noktada net bir görüşümüz var: 18 yaş altı BES’i yalnızca çocuk adına bugünden birikim yapmanın bir aracı değil, Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kültürünü doğrudan değiştirebilecek stratejik bir adım olarak görüyoruz. Bugün tasarrufa başlayan bir çocuk, 40 yıla yakın bir birikim ufkuna sahip oluyor - bu da hem bireysel hem de ülke ölçeğinde tasarruf alışkanlığının kalıcılaşması açısından fark yaratan bir zaman dilimi.
MetLife’ın bu segmentte sunduğu İlk BES’im ürününde devlet katkısı ve fon getirisinin yanı sıra, anne veya babanın vefatı halinde asgari katkı paylarının 18 yaşına kadar MetLife tarafından karşılandığı Katkı Payı Koruma Güvencesi ve kariyer koçluğundan çocuk sağlığına farklı destek hizmetleri sunan Eğitim Desteğim Asistansı gibi ek faydalar da bulunuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ürünü sadece bir tasarruf aracı değil, ailelerin çocuklarının finansal geleceğini planladığı bir ekosistemin merkezine koymak. İlk BES’im planını yalnızca emeklilik dönemine yönelik bir ürün olarak değerlendirmek yerine, çocukluktan yetişkinliğe uzanan onlarca yıllık bir finansal planlama yolculuğunun başlangıcı olarak ele almak gerekiyor. Bu bakış açısı, geleneksel BES anlayışından temel bir farkı işaret ediyor: emeklilik odaklı değil, yaşam boyu ihtiyaç odaklı bir planlama.
18 yaş altındaki bir katılımcının sözleşmesi, çocukluk döneminden başlayıp yetişkinliğe uzanan bir süreci kapsayabiliyor. MetLife’ın mevcut uygulamasında da 18 yaşın doldurulmasıyla kural olarak sözleşmeden doğan hakların kullanımı doğrudan katılımcı çocuğa geçiyor. Bu nedenle ürün ve hizmetlerin de bu geçişi ve geleceğe uzanan müşteri ilişkisini destekleyecek şekilde tasarlanması önem taşıyor – biz bunu tek seferlik bir ürün satışı değil, 50-55 yıla varan bir müşteri ilişkisi olarak kurguluyoruz.
MetLife olarak genç neslin ihtiyaçlarını anlayan, onlara güven veren ama aynı zamanda esneklik sunan bir yaklaşımı benimsiyoruz. İletişimde sade, samimi ve dijital platformlara uygun bir dil kullanıyoruz. Tasarruf ve yatırımın günlük yaşamla nasıl entegre olabileceğini gösteren içerikler üretiyoruz. Ürün stratejimizde gençlerin değer verdiği kriterleri ön planda tutuyoruz ve ürünlerimizi müşteri yolculuğunu destekleyen esneklik ve hizmet anlayışıyla geliştiriyoruz. Dijital başvuru süreçleri, kişiselleştirilebilir katkı planları, ve teknolojik uygulamalara erişim imkânı sağlıyoruz. Ayrıca, onların yaşam tarzına hitap eden kampanyalar ve ödül mekanizmalarıyla etkileşimi artırmayı hedefliyoruz.
Dijital kanallarımızı da bu anlayışın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. MetLife Cepte üzerinden müşterilerin birikimlerini ve fon performanslarını takip edebilmesi, fon dağılımlarını güncelleyebilmesi ve katkı paylarını artırabilmesi, BES’in zaman içerisinde aktif biçimde yönetilebilmesine zemin oluşturuyor. Fon Ustası gibi çözümlerimiz de katılımcıların fon tercihlerini daha bilinçli şekilde değerlendirmelerine destek oluyor. 18 yaş altı BES’in en önemli tarafı da BES’in yalnızca belirli bir yaş grubuna hitap eden bir emeklilik ürünü olmadığını göstermesi. İlk BES’im ile çocukların ve gençlerin sisteme dahil edilmesi, güvenli geleceğin temellerinin oluşturulmasına zemin oluşturuyor. Bu segmentin büyümesi, müşteri deneyiminin yaşamın farklı evrelerine göre şekillendirilmesini gerektiriyor. Çocuk adına başlayan birikim sürecinde ebeveynin beklentileri öne çıkarken, 18 yaş sonrasında katılımcının kendi ihtiyaçları ve tercihleri belirleyici olmaya başlıyor.
Genç nesiller, teknolojiyle iç içe büyüyen ve bilgiye hızla ulaşabilen bireyler olarak öne çıkıyor. Tasarruf araçlarına bakış açıları da bu doğrultuda şekilleniyor: finansal davranışlarında önceki kuşaklara kıyasla daha bireysel, daha sorgulayıcı ve dijital çözümlere daha açık bir yaklaşım sergiliyorlar. Geleneksel güvence arayışının yerini, özgürlük, esneklik ve geleceği daha fazla kontrol edebilme isteği alıyor. Sürdürülebilirlik, etik değerler ve sosyal etki gibi unsurlar, finansal kararlarında giderek daha fazla önem kazanıyor. Klasik anlamda yalnızca birikim yapmayı hedeflemek yerine, birikimlerinin anlamlı, ulaşılabilir ve kişisel hedefleri destekleyen bir amaca hizmet etmesini bekliyorlar.
Bu değişim, önümüzdeki yıllarda BES’in yapısını da doğrudan etkileyecek. Bu doğrultuda MetLife olarak ürün tarafında amaç odaklı birikim seçenekleri ve esnek katkı modelleri geliştirmeye, hizmet tarafında ise yaşam evresine göre uyarlanan bir müşteri deneyimi kurgulamaya odaklanıyoruz.
















