Yapay Zekâ Sigortacılığı Dönüştürüyor: Yeni Riskler, Yeni Sorumluluk Alanları
Yapay zekâ ve ileri dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşması, sigorta sektöründe riskin tanımı ve yönetim biçimlerini köklü biçimde değiştiriyor.
Otonom sistemler, algoritmik karar alma mekanizmaları ve büyük veri tabanlı modeller; hasar yönetimi, fiyatlama, müşteri değerlendirme ve dolandırıcılık tespiti gibi alanlarda yaygın olarak kullanılıyor. Bu dönüşüm, operasyonel verimlilik sağlarken, geleneksel sigortacılık yaklaşımının ötesinde yeni ve karmaşık risk türlerini de beraberinde getiriyor.
Yapay zekâ kaynaklı riskler arasında algoritmik hatalar, veri setlerinden kaynaklanan önyargılar, veri ihlalleri ve sistemsel arızalar öne çıkıyor. Özellikle karar alma süreçlerinin otomatikleşmesi, hataların tekil olaylar olmaktan çıkıp geniş ölçekli sonuçlar doğurmasına neden olabiliyor. Bunun yanı sıra, yapay zekâ sistemlerinin çoğu zaman “kara kutu” niteliği taşıması, alınan kararların neden ve nasıl oluştuğunun açıklanmasını zorlaştırıyor. Bu durum, hukuki sorumlulukların sınırlarının belirlenmesini ve hasar anında muhatabın tespit edilmesini güçleştiriyor.
Yapay zekâ ve dijital risklerin sigorta edilebilirliğine ilişkin tartışmalar mevcut
Söz konusu belirsizlikler, yapay zekâ ve dijital risklerin sigorta edilebilirliğine ilişkin önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Geleneksel aktüeryal modeller, geçmiş veriler üzerinden olasılık hesaplarına dayanırken; teknoloji riskleri yeterli tarihsel veri üretmiyor ve sürekli değişen bir yapı sergiliyor. Ayrıca bu risklerin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkabilecek zincirleme etkiler, hasarın boyutunu ve yayılımını öngörmeyi zorlaştırıyor. Bu nedenle riskin sınırlarının çizilmesi, teminat kapsamlarının oluşturulması ve primlerin fiyatlanması, klasik yöntemlerle her zaman mümkün olmuyor.
Bu gelişmeler, sigorta şirketlerinin sektördeki rolüne ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıyor. Sigortacılar, yalnızca risk üstlenen yapılar olmanın ötesinde; risk yönetimi standartlarını belirleyen, teknoloji kullanımına ilişkin asgari güvenlik ve şeffaflık kriterleri talep eden aktörler haline geliyor. Siber güvenlik önlemleri, veri yönetişimi politikaları ve etik yapay zekâ uygulamaları, sigorta teminatlarının önemli ön koşulları arasında yer almaya başlıyor. Bu yaklaşım, sigorta sektörünü dolaylı olarak dijital ekosistemin yönlendirici unsurlarından biri konumuna taşıyor.
Önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve dijital risklerin sigorta sektöründeki ağırlığının artması bekleniyor. Regülasyonların netleşmesi, ulusal ve uluslararası standartların oluşması ve teknoloji şirketleri ile sigorta sektörü arasındaki iş birliklerinin güçlenmesi, bu dönüşümün temel belirleyicileri olacak. Sigorta şirketlerinin bu süreçte riskin yalnızca finansal sonuçlarını değil, yapısal ve etik boyutlarını da dikkate alan bir yaklaşım geliştirmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.















''Teknoloji risklerinde sigorta şirketlerinin rolünü yalnızca “risk taşıyan” bir yapı olarak değil, aynı zamanda riskin daha doğru yönetilmesine katkı sunan bir paydaş olarak değerlendirmekte fayda var.''
16.02.2026''Yapay zekâ ve dijital riskleri yalnızca ürün geliştirme perspektifinden değil; risk mühendisliği, önleyici hizmetler, veri güvenliği standartları ve farkındalık çalışmalarıyla bütüncül şekilde ele alıyoruz.''
16.02.2026''Yapay zekâ artık bir enstrüman olmaktan çıkarak bizim için bir paydaş, bir çalışma arkadaşımız haline geldi.''
16.02.2026''Teknoloji risklerinin bu kadar hızlı değiştiği bir ortamda sigorta şirketlerinin yalnızca risk transfer eden bir rol üstlenmesi yeterli değil.''
16.02.2026''Amacımız, riskin gerçekleşmesini bekleyen değil; riskin tasarım aşamasında doğru şekilde yönetilmesini teşvik eden bir sigortacılık anlayışı geliştirmek.''
16.02.2026''Dijitalleşme bugün yalnızca sigortacılığı değil, tüm sektörleri dönüştürmekte; ancak bu dönüşüm bazı yapısal riskleri de beraberinde getirmekte.''
16.02.2026''Algoritmik hatalar veya veri ihlalleri gibi durumlarda, riskin teknik boyutuyla hukuki ve etik sorumlulukların iç içe geçmesi, klasik modelleme yaklaşımlarını zorlayabiliyor.''
16.02.2026